Konusunu ilk okuduğumda heyecanlanmama sebep olan ve şimdi bitirince iyi ki okumuşum dediğim ‘Kuzgun’ kitabının yorumuyla geldim.
Ada, küçük bir çocukken annesi tarafından terk edilir. Bipolar bozukluğu olan babası hacker’lık yaparak hırsızlık yaparken, çok zeki olan Ada’yı kendine yardım ettirir. Kendini ve babasını ihbar eden Ada, gönderildiği ıslah evinde çok zorluk çeker. Çıktığında onu tutuklayan polisin yardımıyla bir manevi aile bulur. Ancak çocukken yaşadıkları onda silinmesi zor izler bırakır ve o da adaletsizliğe karşı savaş açarak, küçükken yaptıkları için kendini affettirmeye çalışır. Bunu da ancak bir ‘Kuzgun’ olarak yapabilir. Kuzgun, polisin bulamadığı kanıtları bulur ve suçluları polise teslim eder. Ancak onu yakalamak için kurulan özel ekip işin içine girince olaylar gitgide karışır. Başkomiser Egemen, ‘Kuzgun’u yakalamak için canla başla çalışırken, gönlünü kaptırmaya başladığı Ada’nın kovaladığı suçluyla aynı kişi olduğunu öğrenecek midir? Kuzgun, Japonya’daki geçmişinden gelen düşmanından kurtulabilecek mi?
Hikaye öyle başarılı bir şekilde kurgulanmıştı ki okurken heyecanlanmadan edemedim. Ada karakteri, hem yetenekleri hem kişiliği ile en beğendiğim karakter oldu. Güçlü kadın karakterleri zaten çok severim. Ada, kendini kötülük ve haksızlığa karşı savaşmaya adamış, geceden ve şeytanlarından korkan ama buna rağmen pes etmeyen, sevdiklerini korumak için her şeyi yapabilecek kadar fedakar, bilgisayarda sadece kendi çözebileceği programlar yazacak kadar zeki, hiç tanımadığı insanlara maddi manevi yardım yapacak kadar merhametli, kısacası bence süper kahraman gibi bir karakterdi! Manevi ailesi ile olan ilişkisi de duygulandıracak kadar sevgi doluydu. Aksiyon sahneleri çok başarılı betimlenmişti; Japon karakterler yazarın özenli araştırması ve yazımı