Gönderi

04.17
3 yıl önce Elazığ depremiyle sallandığımızda bir yayın izlemiştim. Maraş depremi hakkında. O günden beri deprem zihnimin bir köşesindeydi ama bunu gerçekten yaşayacağımı bilemezdim. Deprem gecesi uyandığımda önce küçük bir sallantı zannettim fakat bir iki saniye içinde sarsıntının büyüklüğünü anladım. Anlaşılmayacak gibi değildi ki. Telefonum ve gözlüğümle birlikte yatağımın yanına çöktüm. Biraz sonra biter dedim. Annemin bağıran sesini duyunca daha fazla orada kalamadım ve yanlarına gitmeye karar verdim. Odalarımız arasındaki kısa mesafeyi alırken sürekli yalpaladım ve duvardan duvara savrulduğumu hissettim. Hayatım boyunca bu kadar farklı hiçbir şey görmedim. Ailemin yanına ulaşınca kardeşimin evden çıktığını duydum ancak evimiz yüksek kattaydı ve merdivenler çok tehlikeliydi. Onu yakalamak için gittim ancak düzgün yürüyemeyip dönmek zorunda kaldım. Ve o saniyeden sonra hiçbir şey yapamadan öylece dikildim. Ölmeyi bekledim. O an binamızın yıkılacağından emindim ama ne zaman yıkılacaktı? Ne zaman betonların arasında kalacaktık? Bitmiyordu. O kadar zaman geçmesine rağmen bir türlü bitmedi. Yavaşladı sandığımız anda tekrar şiddetlendi. Ve sonra bitti. Daha doğrusu bitti sandık. Kabanlarımızı alıp hızla aşağı indik. Bu sefer de arabamızı kardan çıkaramadık. Onunla uzunca bir zaman uğraştıktan ve çıkardıktan sonra boş bir araziye gitmek istedik. Derken önümüzdeki araç alev aldı. Her şey bir kabus gibiydi. Gerçek olamayacak kadar kötüydü. O geceyi arabada sürekli devam eden sarsıntılarla geçirdik. Ertesi gün eve çıkıp bir şeyler atıştırmak istediğimiz sırada 2. deprem meydana geldi. Ardından kalmak için bir köye gittik. Ve onun ardından da başka bir şehre. Her şey çok korkunç ve zordu. Bölgede sarsıntılar hala devam ediyor. Psikolojilerimiz iyi değil ancak hayatta olduğumuz için şükrediyoruz. Enkaz altında saatlerce bekleyen,orada hayatını kaybeden, kurtulan ama yaralı olan, yakınlarını kaybeden o kadar çok insan var ki, halimden şikayet etmeyi bırakın şu an sahip olduğum şeylerden utanır oldum. Birçok insan gibi içtiğim su, yediğim yemek beni de suçlu hissettiriyor. Yazılacak çok şeyj var fakat kendi psikolojim için şu anlık sırası değil. Buradan depremzedelere en ufak bir yardımı olan herkese teşekkür etmek istiyorum. Yaptıklarınız çok kıymetli ve çok önemli. Kayıplarımız için çok üzgünüm. Bazı şeyleri anlatmak için benim kelimelerim yetmiyor. Bu yazıyı kendim için yazdım. Hayatımın en kötü zamanıyla alakalı bir şeyler bırakmak istedim. Ölümü kabullenmek, onu beklemek kadar zor bir şeyi bir buçuk dakikada hiç beklemediğim bir anda yaşadım. 10 ilimizdeki her insan o gün saat 04.17'de aynı duyguyu yaşadı ve bazıları gerçekten hayatını kaybetti. Bunları yazmak bile çok zor geliyor. En büyük isteğim bu kadar can kaybedilmişken, bebekler çocuklar anne babasız kalmışken, anneler babalar evlatlarını gömmüşken bunların tekrarlanmaması için önlemlerin alınması. Daha fazla can yanmasın, bunlar unutulmasın. Kıymetini bilmediğim her şey için çok pişmanım. Gaziantep'i çok özledim. Zamanında şükretmediğim şeyleri çok özledim. Bu zor zamanları atlatacağımızı biliyor ve buna inanıyorum. Ama saat 04.17'yi ve yitip giden hayatları unutamıyorum. Sevgiyle.
Deprem
·
717 Gösterim
6 Yorum
Çok acı çok zor geçmiş olsun 😞
İrem
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederiz
Çok geçmiş olsun, okurken çok etkilendim. Dualarımız sizlerle.
İrem
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederiz
Anlattıklarınızı okurken bile dayanamıyor insan... Çok çok geçmiş olsun, Allah bir daha böyle bir acıyı yaşatmasın inşallah, dualarımız her daim sizlerle...
İrem
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederiz, inşallah kimse yaşamaz gerçekten çok zor.
Çok geçmiş olsun allah bir daha göstermesin inşallah 😔
İrem
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederiz, inşallah kimse bir daha böyle bir şey yaşamaz
Geçmiş olsun.
İrem
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederiz
Reklam
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.