KİTAP KONUSU
Bree, bir olay yüzünden, evinden uzaklaşıp bir kasabaya taşınır. Yerleşimini sağladıktan hemen sonra ummadık bir karşılaşma yaşar. Marketten çıktığında elindeki poşet yırtılır ve yardımına uzun saçlı, uzun sakallı, bakımsız bir adam yetişir. Bree, ne kadar konuşmaya çalışsa da ondan bir tebessüm bile kazanmak neredeyse imkansız olur.
Archer... Archer Hale. Kasabanın sessiz ve yalnız insanı.
Bree’nin çaresizce ona çekilmesi beklenmediktir.
KİTAP YORUMU (SPOİLERSİZ)
Kitabı ikinci okuyuşum. Ve ilkinden çok daha yaralayıcı hissettirdi.
Archer hakkında ne desem eksik kalacakmış gibi geliyor. O kadar muhteşem bir karakter ve o kadar kalbe dokunan biri ki... Defalarca kez ona sarılmak istedim. Olaylara verdiği ve veremediği duygusal tepkiler, resmen fiziksel acı yarattı.
En baştaki o uzaklığının sebebi, kendini herkesten soyutlamış olması ve aslında herkesin onu soyutlaması, sonradan Bree’yle olan ilk etkileşimleri... Hiç kimsesiz olup, sonra ilk kez birine sahip olduğunda gelen o duygu birikimini inanılmaz iyi hissettiriyor. Sevişi bile o kadar naif ve düşünceliydi ki!
Bunun dışında Bree’nin Archer’e karşı yaklaşımı da çok hoşuma gitti. Resmen birbirlerini beklemiş gibilerdi ve birbirleri içinlerdi. Şu an anlatırken tekrar tekrar duygulanıyorum.
Dili akıcı olduğu için okurken içine çekiyor ve sürüklüyor. Çeviri kaynaklı sanırım sevmediğim bazı şeyler vardı ama onları görmezden geliyorum. Çift bakış açısına sahip!!!
Bu kitap, övgü bombardımanı ve bol bol ağlamalı yazılar hak ediyor! Şimdilik bu kadarını söyleyip gidiyorum.