Puan vermedi·76 syf.····Okunma: 17 Şubat 2023 20:56 "Hayattaki en büyük şans, küçükken iyi bir öğretmene rastlamaktır."
》Siz de o şanslılardansanız ne demek istediğimi gayet iyi anladınız. İlk öğretmenimi hatırlarım hala. Adı soyadından, saçlarından, giydiği kiyafetlerden, kalem tutuşuna, öğrencilerine bakışından mimiklerine kadar dün gibi gözümün önünde. Kalbime dokunmayı başarmıştı öğretmenim.
》Kitabımıza gelirsek; komünist rejimin yeni başlarında Lenin'in yönetimde olduğu zamanda, savaş sırasında aldığı sınırlı eğitime rağmen öğretme aşkıyla yanıp tutuşan, idealist bir Kırgız genci olan Düyşen'in mücadelesi.
》Köyünün yüzlerce yıllık ataerkil geleneklerine başkaldıran, yalnızca idealleri uğruna bir çok fedakarlık yapan ve işe bir okul inşa etmekle başlayan bir öğretmen Düyşen.
》Bu köy sığ düşünceli, okumaya, eğitilmeye karşı çıkan insanlarla dolu. Okulu inşa ederken bir tek kişi yardım etmiyor Düyşen'e. Etmedikleri gibi köstek oluyorlar, dalga geçiyorlar, küçük görüyorlar. Fakat o yılmadan tek başına çalışıp derme çatma bir okul kuruyor kendine. Kapı kapı dolaşıp inatçı aileleri ikna etmeye çalışıp öğrencilerini toplamaya çalışıyor. Kar, fırtına, soğuk demeden onları her gün evlerinden alıp okula götürüyor. Bildiği sınırlı şeyleri canla başla öğrencilerine öğretmeye çalışıyor. Üstüne bir de köylünün mobingleriyle başa çıkmaya çalışıyor.
》Bir de küçük kızımız var. Altınay... Annesi babası olmayan, amcası ve yengesiyle kalan, fakat o evde de türlü eziyete maruz kalan, okumak için yanıp tutuşan bir çocuk.
》Öğretmeni ile arasındaki kuvvetli bağ, bütün zorluklara birlikte göğüs germeleri, birbirlerine duydukları sevgi, saygı, merhamet, her şartta öğrenmek ve öğretmeye devam etmeleri... Hem mutlu etti, hem hüzünlendirdi beni. Yazarımızın da kaliteli anlatımıyla kendimi o sıcacık sınıfta hissettim.
》Sonunda ne oldu, Altınay ve öğretmeni nereye kadar aynı yolu paylaştılar, hayatın zorlukları onları nereye sürükledi, Altınay öğretmeninin gurur duyacağı bir öğrenci olarak görevini tamamladı mı bu kısımları okumayanlar için söylemeyeceğim. Ama kısacık bir kitapta bu kadar güzel şeyler hissettiğim için tavsiye ederim.
》Öğretmenlik... Bir meslek değil, bir iş değil. Öğretmenler işe gidiyorum değil, okula gidiyorum derler. Bunu bir meslek olarak görmekten ziyade bambaşka hislerle yapmak, bir çocuğun kalbine dokunmak, onun hayatı boyunca kendine örnek alacağı insan olmak, yüzlerindeki tek bir tebessümün sebebi olmak, hiçbir kan bağın olmayan bir çocuk için gözyaşı dökebilmek, dertleriyle dertlenebilmek, sevinçlerinin vesilesi olabilmek... Çok kıymetli. Çocuklarının ilk öğretmeni olan anne babalara ve kıymetli öğretmenlerimize sevgiyle... Keyifli okumalar.