Gönderi

Hayvan Çiftliği
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2021 18:27
Gazeteci ve eleştirmen George Orwell’ın en beğenilen ve dünyada üzerine en çok konuşulması gereken kitaplardan biri olan Hayvan Çiftliği, sorumsuz insanlar tarafından yönetilen ve hayvanlarına da kötü davranılan bir çiftlikte geçiyor ve hayvanların yaşadıkları bu zulüme başkaldırmalarıyla başlıyor. Aslında çiftlikte Koca Reis olarak bilinen bir domuzun bir rüyası ile başlayan bu başkaldırma ve yönetimi ele geçirme hayali hayvanların bir olup insanları çiftlikten kovmasıyla devam eder. Hayvanlar yönetime el koyduktan sonra ilk başta her şey güzel gider fakat çok geçmeden domuzun içindeki insanlık (ya da insanın içindeki ‘domuzluk’) baş gösterir ve her şey tekrar sarpa sarar. Hayvanlar öncekinden daha fazla çalışmaya (sömürülmeye) başlar. Fakat hayvanları sakin tutmak için başlarındakiler tarafından ''Artık kendiniz için çalışıyorsunuz, yaptığınız şeylerin bir anlamı var.'' Denilir. Yani hayvanlara yeni bir afyon verilir. Böylece kendileri için çalıştıklarına inanan hayvanlar eski tempolarından daha ağır bir tempoda çalışmaya devam eder. Çiftliğin en iyi niyetli ve çalışkan karakteri Boxer ona verilen her işi büyük bir özveriyle yerine getirir. Değirmen inşasında ayağı kullanılmaz hale gelince Napoleon onu çiftlikten bir kamyona bindirtip gönderir ama Boxer’ın bilmediği bindiği kamyonun bir kasaba ait olduğudur. Kitaptaki bu olay oluşan yeni toplum düzeninde iyi niyetli insanların nasıl sömürüldüğü ve işe yaramaz duruma gelindiğinde nasıl harcandıklarının kanıtıdır. Kısa bir süre sonra hayvanları aynı insan yönetimindeki gibi sömürür hale gelen çiftlik, karmaşaya doğru sürüklenir. Hayvanların sömürülmesi gün geçtikçe artar ama bir başkaldırı gerçekleşmez. Kitaptaki en belirgin sembollerden biri ezilen kesimin temsilidir. Pek fazla düşünmeyen, harekete geçmeye takati olmayan ve bunun sonucunda hep hor görülen, hakları gasp edilen ve özgürlüğünün, haklarının baltalandığının bile pek farkında olmayan hayvanlar bana göre günümüz pasif insanının çok güzel bir soyutlamasıdır. Kitapta ezilen ve yaşadıkları haksızlıklara rağmen sessiz kalan canlıları görünce Amerika’nın 1930 yıllarında yaşadığı ekonomik kriz dönemlerini ve insanın çaresizliğini anlatan Gazap Üzümleri’nde geçen alıntı daha da çarpıcı bir anlama bürünüyor: ‘’Şundan emin olabilirsiniz… korkulacak zaman, İnsan’ın bir ülkü uğruna acı çekmeyi ve ölmeyi reddettiği zamandır. Çünkü bu bir nitelik, evrende benzeri olmayan İnsan’ın temelidir. Bu bir tek nitelik İnsan’ın ta kendisidir.’’ Bu alıntıdaki İnsan’ın rahatlıkla Hayvan Çiftliği’ndeki tüm canlıları kapsayabileceğini, esasen kitabın bütünlemesine bir İnsan soyutlaması olduğunu düşünüyorum. Yönetimi ele geçiren hayvanların başına geçen domuzlar bir süre sonra dikkat çekmeye başlar. Kısa süren rahatlık ve refah dönemi domuzların diğer hayvanlardan daha konforlu yataklarda yatması, daha az çalışmasına rağmen daha fazla yemek yemesi ile yerini daha büyük bir karmaşaya bırakır. Çiftliğin sahibi Bay Jones diğer çiftlik sahiplerini kendine yardım etmeye çağırır ve aynı talihsiz durumu kendilerinin yaşamasından korkan insanlar ona yardım etmeyi kabul eder fakat hayvanlara karşı bir üstünlük kazanamazlar. İnsanlara karşı kazandıkları 2 üstünlükle hayvanların liderliklerini elinde tutan Snowball ve Napoleon bu güvenle hayvanlar üzerindeki baskıyı arttırmaya başlar. Çok geçmeden her iktidarda yaşanan fikir ayrılıkları Snowball ve Napoleon arasında da boy gösterir. Ve bu fikir ayrılıkları Napoleon’un Snowball’ı çiftlikten bertaraf etmesiyle sonuçlanır. Napoleon’un bu iktidar sevgisi ve hırsı aynı zamanda istekleri doğrultusunda manipülatif olması kimi insanlarca Stalin’in bir temsilidir. Tek başına iktidara geçen Napoleon, bundan sonra hayvanların çıkarları için değil kendi çıkarları için çalışmaya başlar. Çiftliğe yaptırmak istediği büyük değirmen aslında onun kendini insanlara kanıtlama çabasının bir göstergesidir. Napoleon kendisinin hayvan olmasından gelen aşağılık kompleksini kendini insanlara ispat ederek bastırmaya çalışır. Çok geçmeden Napoleon kendi çıkarlarıyla insanların çıkarları arasında pek fark olmadığından insanlarla iş birliğine girer ve kitap o can alıcı cümleyle sona erer: ‘’Diğer hayvanlar için artık tek bir görüş vardı: Domuzların yüzlerine bir de insanların yüzlerine baktılar ama onları birbirinden ayırt edemediler…’’ “ ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende. ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin, - demeğe dilim varmıyor ama - Kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!” Nazım Hikmet
1000k
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,1bin okunma
·
86 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.