Üniversite yıllarını ordan oraya koşarak İslam adına bir şeyler yapacağım diye geçiren neslin iş hayatıyla,evlilikle,çocuğa karışmakla,makamla mevkiyle unutulan davasını içinize oturan,kalbinizi cız ettiren bir şekilde anlatmış kitabında yazar.
Okurken birinden birine atlayıp duruyor yazar ama bölüm ilerledikçe kimin kim olduğunu anlıyorsunuz,o yüzden bu okurken sizi yormasın bırakmayın her kişinin mesajı çok güzel.
Ama ben en çok; Murat bey'in kimse gelmez olunca Medreseyi ve Kerimi öksüz bırakıp gitmesinden günler sonra güç bela Medresinin kapısını açıp, avlusunu temizleyip kapıya bir iskemle atıp dava aşkıyla yanan gençlerin gelmesini bekleyen Kerim Efendide kaldım. Nerde o "sabahı beklemeyiniz dostum,geceden yola çıkınız" diye şahlanan gençler. Ve sonra içerde kalp gözüyle gördükleri...
İnsan gençken idealist oluyor diyor bir yerde, halbuki tavizler ve makam zinciri vuruyor o idealistliği. Bilmiyorum beni çok etkiledi kitap. İçime oturdu.
Son olarak da, İlhan'ın içimde olması gereken bşr şeyin kaybından ve aradığım o dava diye "tahammül de içimde sefer de" diye aydınlanması..Tadı damağımda kaldı.