Dostoyevski'nin , Karamazov Kardeşler romanını "insanın iç yüzünü pazara süren roman" olarak nitelendiriyorum. Bizim coğrafyada Suç ve Ceza romanı daha popüler olsa da bana göre Dostoyevski'nin en iyi romanı Karamazov Kardeşler'dir. Yazar bu son büyük projesine hayata ve insana dair her şeyi sıkıştırmıştır.
Filozof gibi düşünen İvan; uysal, sempatik ve dindar küçük kardeş Alyoşa ; tutkularının esiri olan ve baba katili olmasıyla suçlanan Dimitriy adında üç kardeş... Babaları ise belki öldürülmeyi hak edecek kadar iğrenç bir insan olan Aleksey Fyodoroviç... Peki kim öldürdü? Dostoyevski öldüren kişinin izini sürerken insanlığın iç yüzünü adeta pazara sürüyor. Peki kim suçlu? Mahkemede savcı, Dimitriy'nin bütün ruh analizini ortaya döküyor. Bütün kanıtlar ve ruh analizi Dmitriynin öldürmüş olabileceğini iddia ederken avukat bütün bu kanıtların ve ruh analizlerinin farklı bir sonuç doğurabileceğini de iddia ederek ezber bozuyor. Bu arada Smerdyakov'u unutmayalayım: Gayrimeşru dördüncü kardeş, asıl katil... Bu durum Freud'un Oidipus Kompleksiyle açıklanabilir.
Benim garibime giden yazarın mahkemede avukat ve savcının konuşmaları üzerinden adeta kendi romanının eleştirisini kendisi yapmasıdır. Hatta bu diyaloglar üzerinden psikoanalizi eleştiriyor. Yazar alttan alttan kendisi de olmak üzere herkesin suçu olduğunu salık veriyor. Kitapta anlayabildiğim ve anlayamadığımı düşündüğüm o kadar ayrıntı var ki bunları burda anlatmak imkansız. Filmi var fakat eseri bence tam anlamıyla filme dökmek imkansız. Yönetmenin deha olması gerekiyor ki filmini yapsın. İlk üç yüz sayfa biraz ağır ilerlese de farklı kaynaklara göre ortalama bin sayfalık eserin bir parçasını bile çıkarsanız eser eksik kalır. Mutlaka okuyunuz..