Puan vermedi·192 syf.····Okunma: 23 Şubat 2023 20:49 Bu kitabı zor bir dönem geçirdiğim sırada okuyordum. Hayat amacımı kaybetmiştim. 30'lu yaslardaydım ama nedense kendimi bir türlü bulamıyordum. Dışarıya çıktığımda herkesin ne kadar da tasasız göründüğünü düşünmeden duramıyordum. Belki dışarıdan bende öyle görünüyordum, kim bilir. Neden diğer insanlarda olduğu gibi hayatım akıp gitmek yerine zikzak çizerek nereye gittiği belli olmayan bir şekildeydi? Bir şelale gibi hızla aksın demiyordum. Ama en azından sonunu görebilmek istiyordum. Tam da bu noktada "belki bana ilham verir" diye okumaya başladım bu kitabı. Benim geçirdiğim sancıları farklı bir şekilde yaşıyordu. Kendini arıyordu. Kendini ifade etmek için çaba gösteriyordu. Sonra bende fark ettim ki kendimi aramayı ve kendimi ifade etme isteğimi çoktan kaybetmiştim.
Küçük Chris'in masumluğu ve yetişkinliğe çekiş dönemindeki sancıları, bu durumu atlatis biçimi bana büyük bir ders verdi. İçimde belki hâlâ ilerleme isteği yok. Ama en azından neden bende yapamayayım ki diyorum. Bana güzel bir örnek oldu. Pes etmemeyi tekrar öğrendim. Geçen gün annem "ben senin pes edeceğini hiç düşünmemiştim. Bana hep bu şekilde ilerlemeye devam edecekmişsin gibi gelirdi" demişti ve ben de "insan sonucunda beklediğini bulamayınca pes etmek zorunda kalıyor." demiştim. Ama Chris'in yaşamını okuduğumda ne kadar da yanildigimi anladım. Pes etmek için bir nedenim yok. Kimsenin pes etmek için bir nedeni yok. Yolun sonu görünmüyor diye yolun bir yere çıkmadığını kim söylemiş ki?