Hikaye Hakkındaki
Değerlendirmem:
Mustafa Kutlu; okumayı sevdiğim bir yazar. Yoksulluk içimizde eseri de 1 günde okuyup bitirdiğim bir eseri oldu. Kitabın ilk sayfalarında hikayeyi tam anlayamamıştım. Sayfalar ilerledikçe kitabı anlamaya başladım. Yoksulluk İçimizde hikâyesi; aynı devlet dairesinde çalışan Engin ve Süheyla arasındaki aşkı, Engin’in Süheyla’yı terk edip zenginliğin peşinden gitmesini, Süheyla’da ve Engin’de gerçekleşen kültür değişikliğini konu ediniyor. İnsanının asıl önem vermesi gerektiği yanını bizlere anlatan şahane bir kitaptı.
Ne desem hangi kelimeyle ifade etsem bilmiyorum. Eserin başından sonuna kadar bir sorgulama içerisindeydim. Tüm acı gerçeklerle, yaşamın ve yaşamın insanlara sunduğu ışıltıları seçen Engin miydim? Yoksa. Yaşadığı acılar sonucunda verdiği kararla gönlünün huzur kapısını aralayan ve sadeliğin huzuruna kendini bırakarak "Müslümanlık " kelimesini sinesine saran Süheyla mıydım? Uzun süre sükût eşliğinde kendimi dinledim. Ne Engin ne de Süheyla'dan bir parçayım. Kendi içimde sadece hiçlikten doğan aczim. Kimim? Nerden geldim? Nereye gidiyorum? sorgulamasını yapacağınız bir eser. Küçük bir muhasebe yapacağınız an işte bu kitabı okumanızı nacizane tavsiye ederim. Anlaşılır ve yalın bir üslupla ele alınmış bir eser. Yormayan ama çokça sorgulamanızı ve düşünmenizi destekleyecek kıvamda olduğunu söyleyebilirim. Yazarımız Mustafa Kutlu'ya teşekkürlerimi sunuyorum.
"İnsan insana cehennem de olur cennet de." Kitabı bitirdiğimde ilk aklıma gelen cümle bu oldu. Dünyanın keşmekeşinde salınıp giden, dış görünüşleri fazlasıyla görkemli, içleri ise yoksulluğa ram olmuş insanları anlatmış Mustafa Kutlu bu kitabında, yani tam da bizi bize anlatmış. Ara ara durmak lazım, bakmak lazım zaman bize ne katmış ya da bizden ne almış götürmüş.
Yoksulluk içimizde. Evet. Yine mükemmel bir Mustafa Kutlu kitabı. Çok güzeldi. Kitap bende baya bir etki bıraktı. Süheyla beni derinden etkiledi... Süheyla'nın her şeyi bırakıp Müslüman olması, eski arkadaşları ve hepsinin ona kötü gözle bakması hiçbir şey onun umurunda olmadı dininden başka. Engin bile. Çok sevdiği Engin. Engin'in düğünde Süheyla ile konuştuktan sonra düşünmeye başlaması... Ve Engin'in de her şeyini ne zorluklarla kazandığı o hayatı bırakmaya başlaması.
Başka bir kitaba ait çok sevdiğim bir alıntıyla bitireyim " Sevmeyi bilmiyorsan eğer neye yarar güneşin doğması ve batması."