Spoiler içerebilir!
Hayatı bazıları olduğu gibi kabul eder, kendini buna göre koşullandırır ve yaşar. Neler olduğu nelerin olacağı önemli değildir. Olmuştur çünkü olması gerekiyordur...
Ama birde ''Ötekiler (Dostoyevski)'' vardır ki, içinde kendisinden en az bir tane daha vardır ve hiç boş durmaz. Neden nasıl ne zaman vb. Kurcalar da kurcalar ve cevabı bulamazsa işte o zaman ıstırap başlar. Bu arada kesinlikle bu kitabı da okumanızı en azından bir incelemenizi tavsiye ederim.
Tolstoy'un azabı ise küçüklüğünde başlamış ve 50+ lara kadar devam etmiş. Hem de öyle böyle değil. Neler neler yapmamış/düşünmemiş ki hatta intiharı bile!
Yazarımız başından geçenleri usta kalemi ile eline almış hissettiklerini bize öyle aktarmış ki içine Felsefe, din, mantık, bilim ve İNANÇ ı ekmiş.
Tabiri caizse her ne olursa olsun salt meyveyi inanç vermiş. Diğerleri tabi ki de bir noktaya kadar geliyormuş ama işte bir nokta.... Yazarımızı kısır döngüye sokuyor.
Bu süreçte Hristiyanlık inancının kendi içerisinde ki çelişkileri, insanların psikolojik analizleri ve kendisinin neler hissettiği, diğer filozof (Süleyman, Schopenhauer, vb.) düşünce yapısıyla kendisinin ortak yanları fakat bu düşünce yapısının temelinde kendisi için kabul edilemez olduğu.
Mantığın oturmadığı yerlerde içinden gelen iç sesin cevapları, bazı korkularıyla yüzleşmemek için görmemezlikten gelmeler....
Kitap ince akıcı ama bir o kadar da dolu 10 üzerinden 10 vermek bana her ne kadar olmaması gereken bir şey olsada bu şahesere benden 10 bile az...
Herkesin özellikle psikoloji ile ilgilenen ve bazı soruların cevabını mantıkla bulamayan kişiler içinse baş yapıt....
İyi okumalar..