10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
"Adalet mi dediniz? Sınıf çatışmasının tabiatında adalet yoktur. İnsanlık mı? Şaka yapmayın. İnsanlığın ne olduğunu biliyorum ben." (52) "Benim gibi bir canlının bu dünyanın havasını soluyarak, güneşini hissederek hayatta kalması çok zor. Yaşamam için bir şeyler eksik. Yetmiyor. Bu zamana kadar yaşamak için elimden gelen her şeyi yaptım." (112) Bir süredir Japon klasikleri okuyorum ve o eserlerde hissedilen atmosferi de Dazai'yi de en çok bu romanda anladım sanırım. Öyle ki bir yandan ağır atlatılan, tüm sosyal düzeni altüst eden bir savaş var. Öte yandan ise artık herkese etki eden bir alışmışlık, bir çöküntü var. Eski değerler yıkılırken yerine yeninin koyulamaması ya da adeta kendini bir şekilde uyuşturmaya, kandırmaya çalışma var. Kendi halinden, konumundan sıkılma ama bundan kaçmaya kalktıkça daha çok hırpalanma var. Nihayetinde artık herkes bir noktada hem hiçbir yargıyı düşünmeyecek kadar umursamaz hem de yaşamaktan boğulacak kadar mutsuz sanki... Bana bunu en iyi gösteren bu kitap oldu~ Dahası romanın ana karakteri bana savaş sonrası hayatını anlatmasıyla Batan Güneş'in ilham kaynağı olan, daha sonrasında ise Dazai'den gayrimeşru bir çocuk doğuran Shizuko Ota'yı hatırlatırken Naoji, Uehara Jiro gibi erkek karakterler ise direkt Dazai'yi anımsattı. Dazai de Naoji gibi varlıklı bir aileden gelmesi sebebiyle bunun sancılarını çeken biriydi belki de ve yine aynı şekilde o da Uehara gibi bir daha mutlu olmayacağına inandığından ölmeye içiyormuş gibi. Yani Kazuko'nun, kardeşi Naoji ve aşık olduğu adam olan Uehara'yı değil de savaş sonrası hayatı değişen Shizuko Ota ve yaşadığı dünyada artık hiçbir şeyin tadını ve anlamını bulamayan Osamu Dazai'yi ve onların düşüncelerini okudum sanki.. Çok güzeldi, çok derindi~
Japon Edebiyatı
Batan GüneşOsamu Dazai · Olvido Kitap · 20214,544 okunma
·
221 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.