Puan vermedi·335 syf.····Okunma: 26 Şubat 2023 02:02 Friedrich Nietzsche muhtemelen günümüz dünyasının en çok okunan ve en çok yanlış anlaşılmaya müsait filozofudur. Bende anlamak için bazı sayfaları, cümleleri tekrar tekrar okudum. Nietzsche'nin düşüncelerinin en yüksek düzeye ulaştığı hatta hakkında ''en derin eser'' dediği kitabıdır. Bana kalırsa bir cümle okumak bile yeterince2 merak uyandırıcı. Kitabı okuduktan sonra; dünya da olup biteni yorumlayışınız, kendinize, hayata ve dünyaya olan bakış açınız değişecektir. Bu kitapta Nietzsche Zerdüşt'ü karakter olarak seçmiştir ve fikirlerini onun etrafında kaleme almıştır. Zerdüşt, Üst insan figüranıydı. Kitabın anlattığı Zerdüşt, dindeki tanrı gibi halka, topluluğa hitap etmiyor. Onun yerine Üst insanı arıyor. Zerdüşt veya Milattan önce 600 yılında Zerdüştlük Hindistan ve İran civarlarında ortaya çıkan iyilik ve kötülüğün zıtlığı üzerine getirdiği dinin peygamberidir. 19. Yüzyılda yayımlanan bu kitap ancak 20. Yüzyılın sonlarına doğru popülerlik kazanmıştır. Eserde şiirsel ve düz yazı hakimdir. Olumlu bir cümleyi, olumsuz bir şekilde bitirip iğneleyici bir anlatım kullanmıştır. Bu sebeple Nietzsche'nin bu eseri hak ettiği değeri görmemiştir. Üst insanı arayan Zerdüşt asla olaya tam bir cevap vermiyor, sürekli yarım bırakıyor ve okuyucunun tamamlamasını istiyor. Sadece okuyup geçmenin değil birazda düşünmenin gerektiğini fark ettiriyor. Kendini insanlar soyutlamış, dağda kendiyle baş başa kalmış. Kendine yılan ve kartalı dost seçmiş. Bu durumu '' İnsan bana çok eksik geliyor. İnsanı sevmek beni yok ederdi.'' diye dile getiriyor. Eserde Zerdüşt insanlardan çok uzak çoğu zaman tek başına ara sıra birkaç kişi ile iletişimi olan biri. O diyaloglarda bile genellikle Üst insanı arıyor. Zerdüşt'ün aradığı bu üst insan kim? neden kendini insanlardan soyutlayıp bu derece bir azimle üst insanı arıyor. Eserde öznel bir anlatım olması okuyucunun daha dikkatli okumasını gerektiriyor. Çoğu yerde olayın devamı okuyucuya bırakılıyor. Bu da olayların bakış açısını değiştirmeye ve yanlış anlamaya müsait kılıyor. Nietzsche'ye göre güç, yetenek, erdemler ve bilgi her şeyin üstündedir. Zayıf olan her düşüncenin yıkılması gerektiğine inanır. Bence kitap ilk okuyuşta anlaşılmıyor ve ya çok güç anlaşılıyor. Tekrar tekrar okuyunca netleşiyor. Adeta bir bilmece gibi, çözmeye çalışırken çok yorucu oluyor. Burada kitabın çevirisi de önemli rol oynuyor. Eserde düz yazı ve öznel anlatımdan dolayı olaylar çok fazla karmaşaya sürükleniyor. Anlamı zorlaştıran bir diğer konuda olaydan olaya atlaması her paragrafta başka konuyu işlemesi okuyucunun kafasını daha da çok karıştırıyor. Sonuç olarak Böyle Buyurdu Zerdüşt okuyarak felsefeye başlayamazsınız, konunun tam ortasına düşmüş olursunuz...