·536 syf.····Okunma: 26 Şubat 2023 02:03 İki muazzam Irmak; mağrur, asaletli, durgun, sessiz ve çok derin iki aynı ırmak, şimdiye değin ne yaşamışlarsa nerelerden doğup nerelerden akmışlarsa hepsini arkalarında bırakarak tam karşımızda birleşiyor ve tek bir ırmak halinde akmaya devam ediyorlar. Aldıkları yeni isme bakılırsa en fazla da isimlerini arkada bırakmışlar. Biri Ardahan'dan çıkıp doğduğu toprakları hemencecik terk eden, pasaportsuz, sorgusuz sualsiz Gürcistan topraklarından geçen Kura, diğeri Aragvi. Kura yemyeşil, Aragvi boz bulanık bir mavi. İkisi bir ırmak olduktan sonra bu kez üçüncü bir ırmağa dönüşerek Hazar Denizi'ne dökülmek üzere Azerbaycan'a doğru yol alıyorlar. Bir ırmağın denize dökülme anından daha muhteşem bir şey varsa o da iki ırmağın birleşme anı ve iki büyük ırmak her coğrafyada aynı ihtişamla birleşiyor olmalı. Bu ana tanığım işte.
(Kitabı en iyi anlatan alıntı bu olsa gerek.)
Kitabı bir türlü bitiremedim, bitirmek istemedim. Geçmişten günümüze, hayalden gerçeğe kitap o kadar güzel ve o kadar etkileyici bir şekilde yazılmış ki; her okuduğum sayfada kitaba daha çok hayran kaldım. Kitapta anlatılanlar o kadar etkileyici ki, okurken kendinizi olayların bizzat içinde buluyorsunuz; tıpkı yazarın günümüzden geçmişe hayali bir şekilde gidip orada ki olaylara gerçekten tanık olmuşçasına anlatması gibi... Kitabı bitirmiş olsam bile ilerde tekrar sanki hiç okumamış gibi alıp heyecanla okuyacağıma eminim. Kitap hakkında daha fazla birşey söyleyemiycem. Okumadıysanız, okumayı düşünüyorsanız kessinlikle hiç düşünmeden başlayın derim.