Akhilleus'un Şarkısı ve Ben Kirke'nin yazarı Madeline Miller'in kısa bir öyküsü Galateia. Ben her ne kadar yazarın yeni bir roman yazmasını çok büyük bir umutla beklesem de kısa bir hikaye de olsa uzun zaman -o güzel kitaplarından sonra okurları için bir ömür denilerek abartılabilecek bir süreden sonra- bir şeyler yazdığını görmek beni oldukça mutlu etti açıkçası.
Galateia Kimdir?
Öykümüzün konusu Pygmalion efsanesinden geliyor. Bir heykeltıraştır Pygmalion, yaşadığı yerdeki hiçbir kadını beğenmez, hepsi ona basit gelir. (Yaşadığı ortamdaki kadınların hepsinin basit ve çirkin olması Afrodit'in gazabı ve onları lanetlemesi yüzündendir.) Sonrasında ise mermerden güzeller güzeli bir kadın motifi oyar. Bu kadını o kadar gerçekçi o kadar güzel oymuştur ki bir süre sonra kendisi de -zaten yaşadığı yerdeki kimseyi sevmemenin ve kimseyle konuşmamın getirdiği acı verici yalnızlık duygusu da var omuzlarında- kadının gerçek olduğuna neredeyse inanmaya başlar. Ona kıyafetler, takılar, küpeler alır; onunla saatlerce konuşur dertleşir ve hatta heykele bir isim bile verir: Galateia.
Pygmalion heykelle konuşmaktan nerdeyse delirme noktasına kadar gelir. Bir gün Afrodit'e adak adar ve ona fildişi kadın heykeline benzeyen bir kadın vermesi için dua eder. Afrodit bu duayı duyar ve adamın yalnızlığına üzülür. Bir gün her zamanki gibi heykelin yanına gittiğinde heykeli canlanmış, kanlı canlı bir insan olarak buluverir karşısında. Efsanenin bu kısmından sonrası ise öykümüzle pek uyuşmuyor: Galateia canlandığında odada hazır bekleyen Eros okunu fırlatıp onun da Pygmalion'a aşık olmasını sağlar. Çiftimiz evlenirler, çok mutlu olurlar ve bir de kızları olur: Paphos -Kıbrıs'taki Baf şehrinin adı buradan geliyor-
Bu Mite Karşı Çıkan İlk Öykümüz
Bernard Shaw yazdığı Pygmalion öyküsünde kadına hiçbir şeçim hakkı verilmediğini vurgular ve kendi hikayesi Galateia'nın da bir seçim yapması üzerinden şekillenir. Kim bilir belki yazarımız Madeline Miller de bu hikayeden etkilenmiştir.
Öykümüz
Öykümüz ise tam bu noktada şekillenir kendisine hiçbir seçim hakkı sunulmadan yaratıcısı, kocası olan Pygmalion'un eline köleden farksız bir şekilde teslim edilmiştir Galateia. Sonrasında kızının sonunun da aynı olacağını görür ve bu onu korkutur, onu korumak ister. -korumak doğru kelime mi emin olamadım ama en azından farklı bir sona götürmek daha uygun olur sanırım-
Uzun lafın kısası Madeline Miller'in kaleminden bir şeyler okumayı özlediyseniz bu kitabı da okuyabilirsiniz şüphesiz. Ama o iki muhteşem romanındaki kadar keyif almayacağınızı -çok kısa bir öykü olduğundan dolayı- belirtmekte fayda var. O yüzden önceki kitaplarından sonra beklentinizi birazcık azaltıp okursanız keyif alacağınızı düşünüyorum.
Keyifli okumalar