Tuna Nehri üzerinde yolculuk eden karakterlerimiz suyun yükselmesinden ve şiddetli rüzgardan dolayı, söğütlerle dolu bataklıktaki bir adaya sığınmak zorunda kalırlar. Karanlık çöktükçe söğütler konuşmaya, içinde saklanan mistik yaratıklar ortaya çıkmaya başlar. Ancak bunlar sadece bir göz yanılsaması, gölge midir yoksa gerçekten yaşanan olaylar mıdır? Yazar bunu bize dolaylı yollardan gösteriyor ve nasıl bir sonuca ulaşılacağını bizlere bırakmış.
Tabi bu güzel çevirisinden dolayı Kerem Sevinçli teşekkürü hak ediyor. Hikaye okuma zevki bozulmadan, geriliminden bir şey kaybetmeden son hız devam ediyor..