Muhtelif evhamlar içerisinde okuyup bitirdiğim bir kitaptı.
Her öyküde şunu tekrar tekrar fark ettim, hissettim: Bu düzenin yaşantımızda yarattığı muhtelif evhamlarla hayatımızı sürdürüyoruz. Ne kadar bu düzene karşı olsak, bu düzenin yarattığı olumsuzlukları ortadan kaldırmak için çabalasak da evhamlarımızdan kurtulamıyoruz. Evhamlarımız içinde bir şeyleri değiştirmeye çalışıyoruz çünkü buna mecburuz. Bunun bilincinde olmak da önemli. Evhamlarımızdan kurtulmuş gibi yapıyoruz. Zaten hayatta olumsuzluklardan kurtulmanın yarısı, -mış gibi yapmak değil midir?