Hiç martı olmak istediniz mi? Ya da durun şöyle sorayım hiç sınırlarınızı merak edip zirvenizi zorladınız mı? Gerçi bu sorular arasındaki fark ne ki? Fark yok iki soruda aynı aslında anlayabilirseniz.
Komfor alanı diye bir şey olmadığını anladım. Komfor alanı dediğimiz şey dışardaki insanların çevremizi çekip çevirdiği bir çember ve bizi o çemberin içinde tutup hayallerimizi, sınırlarımızı kısıtlama alanıdır. Tam olarak aslında hepimizin içinde bir Jonathan Livingston var sadece fark edip çevre etkenlerimizi yıkmalıyız.
*Unutmayın bir Jonathan var bir de diğer martılar. Bir sen varsın bir de diğer insanlar ne kadar özel olduğunu fark et ve aş sınırlarını*