(Spoiler)Dostoyevski’nin okuduğum ilk kitabı başında kendimi bulduğum ve severek devam ettiğim bir kitap oldu bir solukta okudum hemen. kitabın dili anlatış tarzı insanın hemen hikayeye girmesini sağlıyor bunun en büyük Nedeni ise olayların başlangıcının hayal aleminde olmasından kaynaklanıyor ismini bilmediğimiz genç uzun zamandır st.petersburgda yaşamaktadır hiçbir arkadaşı olmadığı için kendi hayal aleminde yaşamaktadır insanlardan çok sokaklarla evlerle kendi kendine konuşmaya çalışan genç yalnızlığı dibine kadar yaşıyor. Olay dört gece ve bir gündüzden oluşmaktadır. sekiz yıldır St. Petesburg’da yaşayan ve ismini öğrenemediğimiz gencin yıllardır içinde yaşadığı yalnızlığı, hayâllerini süsleyen aşkını bulduğunu sanması üzerine hayal dünyasından çıkarak gerçek hayata adım atmadaki aceleciğini kendi anlatımından okumuş oldum Şehri çok iyi tanıyan, insanlardan çok şehirdeki evlerle, yollarla, mekânlarla arkadaşlık yapan, onları ve bu mekânları hayâlindeki olaylarla bütünleştiren bu gencin birbirinin aynı olan günleri, bir gece nehrin kenarında ağlayan on yedi yaşındaki bir genç kız görmesi ve onunla tanışarak hayâlindeki sevgilinin suretini ona giydirmesi ile tamamen değişir. Nastenka, kör ninesi ile yaşayan, evlerinde kiracı olarak kalan ve kendisine Walter Scot, Puşkin’in kitaplarını getiren, kendisini Sevil Berberi operasına götüren kişiye âşık olan, dünyayı tanımayan, cahil bir genç kızdır. Sevgilisini beklerken tanıştığı kahramanımız ile geçirdiği dördüncü gecede, sevgilisinin kendisini terk ettiğini düşünerek yeni bir sevgiye yelken açan ama sevgilisinin dönüşü üzerine koşarak sevgilisine giden bir genç kızdır.
Empati yaparak bile hissetmek çok kötü bu duyguyu. Yeni bir kitapta görüşmek ümidiyle.