Puan vermedi·64 syf.····Okunma: 08 Mart 2023 20:28 “ Sizden benimle konuşmanızı rica ediyorum, çünkü kendi suskunluğumda boğulmak üzereyim.”
Kitabın beni etkileyen sözleriyle başlamak istedim incelememe. Avrupalı bir doktorun Doğu Hint Adalarında çalışmasıyla beraber oraya ait olamamasını ele alıyor. Yalnızlıktan, çaresizlikten, kendini yardım etme isteğiyle yitirip bitiren bir amok koşucusu oluyor. ( Amok koşucusu: Malezya’da ortaya çıkan insanların delirip ağzından köpükler çıkararak ortalıkta koşup birilerine saldırması hastalığıymış. Kitap da bunu da anlatıyor.) Fakat doktorumuz hastalığın bu belirtilerini yalnızca kendi gibi beyaz bir kadın onun muayenesine geldiğinde farkediyor. Kadına karşı istemsiz yaptığı hareketlerle ona bağlanıyor ancak kadının inatçılığı yüzünden kadına yardım edemiyor. Kadının peşinden gitse de birçok olaydan sonra onu kurtaramıyor ve kadının ondan istediği son şey üzerine de hayatını onun için sonlandırıyor.
Zweig yine bildiğimiz gibi kitabı okurken kendimizi olayların içinde bulmamızı sağlamış anlatımıyla. Kısa, duygulu, okunası bir roman olmuş. Tavsiye edilir.