Sürekli olarak duyduğum ve merak ettiğim kitaplardan olanını okumak bana sevinç verdi.
Kitap 3 hikayeden oluşuyor ve her üç hikayede birbirinden bağımsız ama genel olarak her şeyin sonunun sevgiye bağlı olduğunu anlamak güç değil. İlk hikayede bi kunduracının borçlarını almak için bir köye gittiğini ve borçlarını almadan eve dönerken kendi kendine kızması ve evde karısının dırdırından nasıl kurtulmasını sesli bir şekilde okumuş oldum ve yürürken bir mabedin Yanında çırılçıplak birini görür ve sağ mı yoksa ölü mü olduğunu anlayamaz ve yanından geçip gider daha sonrasında içinde olan merhamet daha ağır basar ve geri döner döndüğü zaman da adamın yaşadığını fark eder bu soğukta donmak üzere olan adam sessizce adama bakar sadece bunu gören kunduracı üzerinde pek bir kıyafet olmamasına rağmen üzerindeki bir kaç parça kıyafeti çıkartıp adama giydirir ve kendinisini evine götürür yedirip içirir çırağı yapar ve yıllarca birlikte çalışırlar tabi burda konuyu fazla uzatmak istemiyorum çünkü hikayenin asıl ilgi çekici olan yerleri buralar.
Şimdi ikinci hikayeye geçelim çok zengin olan adam ve onun yanında çalışan nikita ile bir gün yola çıkarlar hava o kadar kötüdür ki fırtına kar tipi sis anlayacağınız dışarı adım atılmaması gereken bir gün tabi zengin adam da yeni bir koro almak için başka bir köye gideceği için yerinde duramıyor ve yola koyuluyor nikita ile zengin adam yollarda defalarda yönünü kaybederek ilerlerken bir köye gelirler gitmeleri gereken yere yakın ama bir o kadar da ters olan bir yerde. Bir köylü zengin adamı tanır ve misafir etmek ister ama kabul etmezler ve yollarına devam ederler kısa bir süre geçtikten sonra tekrar yollarını kaybeden yolcularımız yine aynı köye geri dönerler bu sefer tanıdıkları başka bir eve giderek orada bir mola verirler orada biraz dinlendikten sonra yollarına çıkan yolcularımız bu sefer tekrardan kaybolur ve karlar içerisinde mahsur kalırlar ne yapıp edip yollarını bulamayan yolcular durdukları yerden ayrılamamış bulundukları alanda mahsur kalmışlar ve gecenin bitmesini beklemişlerdir lakin o uzun kış geceleri geçer mi? Saat 12 olunca zengin adam duramamış atı arabadan çıkartıp sürmeye çalışmış kısa bir süre gittikten sonra at yürüyememiş ve eski yerine geri dönmüş tabi nikita da üzerinde fazla kıyafet olmadığı için donmak üzere tok açın halinden ne anlar zengin adamın kürkü ne soğuk geçirir ne de rüzgar lakin nikita ölmek üzere bunu gören zengin adam onu ısıtmak için nikitayı kollarının arasına almış ve ısıtmaya çalışmış nikita ısınmış ısınmasına da zengin adama bu sefer donarak ölmüş ama içinde ki sevinç ile çünkü son anında bir insanı hayata döndürmüş nikita bir kaç ay hastanede yattıktan sonra iyileşmiş ve eski fakir ama mutlu hayatına dönmüş ben tabi uzatmak istemiyorum siz okuyun kendiniz anlayın hepsini ben mi anlatayım unutuyorum hatırlasaydım kendim yazardım. Neyse son hikayeden de biraz bahsedeyim uykum var. Son hikayede hacca gitmek isteyen iki yaşlı ihtiyar yola çıkıyor haftalarca yolda kaldıktan sonda bir köyde duruyorlar biri su içmeye bir eve girmiş diğeri de yola devam etmiş su içmeye girdiği evde bir de ne görsün altını pisletmiş çocuk kokuyu tahmin bile etmek istemiyorum birde yerde bir kaç yaşlı onların yanında da açlıktan ağlayan çocuklar tabi eve giren adam ne desin ben su içmek istiyorum dedi yaşlı kadında durur mu hemen yapıştırmış cevabı bize kim su versin ne de güzel demiş ama adam utanarak kalkıp su alamaya gitmiş getirmiş onlara vermiş hepsi içmiş birde bakkaldan bir şeyler getirip pişirmiş yedirip içirmiş insanlarda çok mutlu olmuş açlıktan yerlerde sürünmeler şimdi tazı gibi olmuş maşallah adam birde bunlara at almış madem onlara at alacak paran var niye kendine almadın da kaç ay yürüdün diye insan bir sorar. Her neyse adamın parası biter ve hacca gidemez ordan kendi evine döner diğer hacı adayımız hiç mi bu insan nerde kaldı diye sormaz ya boşuna dememişler arkadaşını yolda tanırsın diye neyse adam hacca gitmiş orda yolda kaybettiği arkadaşını görmüş hemde en iyi yerde İsa’nın neryemin türbesinin başında ama çıkışta göremiyordu bir türlü dönüş vakti gelmiş ve adam evine döner önceden dönen arkadaş mutlu mesut hayatına dönmüş her şey yolunda ama kendi evinde ise herşey kaybedilmiş oğlu içkiden başka bir şey ile uğraşmamış mal varlığını yiyip bitirmiş arkadaşını görmeye giden adam onu orda gördüğünü söylemeye çalışsa da izin vermemiş ve sadece her şeyin iyisini Tanrı bilir demiş. Bu inceleme biraz şaka ile karışık ta olsa yazmak istedim kimsenin okuyacağını sanmıyorum onun için kendime bir anı bırakmak niyetin gelecekte ki ben kendine iyi bak görüşmek üzere takma kafana!