Puan vermedi·282 syf.··
2023 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2023 01:26
!! Spoiler içerir (özet)!! Maksim Gorki'nin otobiyografik üçlemisinden ilkidir Çocukluğum. Yazar 5 yaşından 11 yaşına kadar geçirdiği hayatı anlatır. Her şeyi çok çabuk unutan benim için yazarın bu derece kuvvetli olan hafızası beni şaşırtmış ve etkilemiştir. Asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov olan yazarımızın bu eseri babasının ölümüyle başlar. Bu ölüm Maksim'i acıyla tanıştırır. Mecburi olarak dedesinin ve ninesinin yanına taşınır. Aynı zamanda o evde dayıları, yengesi ve kuzenleri de vardır. Daha önce dayağın ne olduğunu bile bilmeyen Aleksey dede evinde buna çok kez maruz kalır. Evdeki herkes birbirine düşman gibidir. Dayıları sık sık kavga eder, kuzenleri yaramazlıklarının suçlarını Aleksey'e atar, dedesi tarafından şiddet görür. Bütün bunların yanında onun tutanacak dalı olarak ninesi vardır. Ninesi onu korur kollar. Her gün masallar anlatır. Ninesine çok düşkündür. "Yaşamımın bu dönemine ilişkin olarak, yorulmak nedir bilmeyen, iş gücü iyilik yapmak olan bu yaşlı kadından başka kimse gelmiyor gözümün önüne," der ninesi için (s.79). Ninesinin koruyamadığı zamanlar da olur tabii. Sık sık ceza alır, dayak yer. Sokaktaki çocuklar da sevmez onu, onlardan da dayak yer. Hal böyle olunca Aleksey de büyüklerle arkadaş olur. Büyükler gibi düşünmeye başlar ve çocuk yaşta büyür. Ama arkadaşı olduğu o büyükten de koparırlar onu. "Kendi ülkelerinde bir yabancı gibi yaşayan, gerçekteyse o toplumun en iyileri olan binlerce insandan ilkiyle olan dostluğum böylece sona erdi..." der Maksim (s.147). Birçok kez ev değiştirler. Evlerinde yangın çıkar, ölümler olur, dayıları kavga eder, şiddet görür, annesi gider sonra yine gelir ve tekrar gider. Okulu sevmez. Kendisine bir çete kurar ve para kazanmak için hırsızlık yapmaya başlar. Annesi ölür. Ve kitap işte şu sözlerle biter: "Annemi toprağa vermemizden birkaç gün sonra dedem: —Ee Leksey, –dedi, –madalyon değilsin ki seni boynumda taşıyıp durayım... Var git insanların arasına karış... Ve ben de insanların arasına karıştım." İşte böyledir Maksim Gorki'nin çocukluğu. Acılar içindeki bir çocukluk. Olabildiğine şiddet, ölüm, parasızlık... Bunca olumsuzluğun yanında, onu hayata bağlayan pamuk gibi bir ninesi de vardı aynı zamanda, bir nebze olsun nefes alabilmesi için. Umarım ki hepimizin hayatına böyle dokunan ninelerden bulunur. Her şeye rağmen bir umut ışığı olur. Umarım hiçbir çocuk olması gerekenden daha erken büyümek zorunda kalmaz. Çok akıcı, okurken empati yapmamanın imkansız olduğu bir otobiyografi. Çocuk ağzından yazıldığı için sade bir dil kullanılmış. Serinin diğer kitaplarını da merakla okuyor olacağım. Herkese keyifli okumalar dilerim.
ÇocukluğumMaksim Gorki · İş Bankası Kültür Yayınları · 201419,6bin okunma
·
306 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Dokunaklı bir inceleme olmuş Bengisu Teşekkürler. Evet küçücük yaşta bir çocuğun bu kadar detay hatırlaması insana biraz abartı gibi geliyor ama çocuk kalbine yazılan hiç bir şey kolay kolay silinmiyor, daima hatırlanıyor.
Bengisu Gökmen
Gönderi Sahibi
Evet özellikle insanın yaşadığı kötü olaylar daha fazla akılda kalıcı oluyor. Teşekkür ederim katkınız için.