9/10
·141 syf.··
Beğendi
·
2023 60. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mart 2023 16:11
Seyyit Han, Yılmaz Güney’in film bazında kaleme alınmış; sansür, film şenlikleri, Kemal Tahir söyleşisi, filmin konusu ve senaryodan oluşan kitabıdır. Yılmaz Güney’in bir yönetmen olarak filmle bütünleştiği aynı zamanda da ilk çalışması olması nedeniyle oldukça önemlidir. Aynı zamanda hüzün dolu bir kurgudur. Gerçi kurgu olduğuna şüpheliyim birtakım dönem ve o dönem oyunlarını düşününce. Kısa bir özetlersek Seyyit Han yani Yılmaz Güney yıllar sonra köyüne dönecektir. Keje (filmde Nebahat Çehre canlandırıyor) ise sevdiği kadındır (ayrıca ilk nikahlı eşi olduğunu anımsıyorum ama yanlış olabilir) ve Haydar Bey’e verilmiştir. Keje de Yılmaz’ı çok sevmektedir ve düğün gecesi evlendiği adamdan uzak durur. Bunun üzerine Haydar Bey’de Seyyit Han’a bir teklifte bulunur. Toprağın üzerine konulmuş bir sepet ve sepetin üstündeki bir papatya. Kim bunu vurursa Keje onunla olacak diğeri de hakkına razı gelecektir. Seyyit bunu başarır ama sepetin altından çıkan şey, senaryonun en acı veren sahnesidir. Mertlik içinde bile namertlik olacağının, kimseye hiçbir şart altında güvenilmemei gerektiğinin bir kanıtı ve mesajıdır. Yeşilçam denilince akıllara 3 farklı tür gelir genelde. Biri Cüneyt Arkın - Kartal Tibet temalı aksiyon filmleridir, diğeri Kemal Sunal - Şener Şen temalı komedi filmleridir, bir de genellikle Tarık Akan’ın oynadığı aşk filmleri. Bunlar dışında yeni bir tür denenmemiştir çünkü seyirci bunları seyretmeyi de sevdiği için yeni maceralar aranmamıştır. Yılmaz Güney ise en başından başlayarak filme bir ‘Western’ havası katarak yeni bir türü denemiştir. Bu yönüyle de önemlidir. Günümüzde pek çok ülke, sinema kuşağında Western filmlerini gösterebilirken; Kızılderilileri katleden ABD dahil, Türkiye olarak bizlerin hiçbir kurgusu yoktur, olanlar da yok sayılmakta ve gösterilmemektedir. Üzücü bir durum aslında. Youtube diye bir veri kaynağımız olduğunu bile düşünemeyen insan bunlar. Youtube demişken filmi de ekleyelim: youtube.com/watch?v=VoVYiq7... Filmde ve senaryoda beni en çok etkileyen, az evvel anlattığım kısım, zamanında Oscar Wilde’nin oldukça etkileyici olan şiirinin Tuncel Kurtiz’in canlandırdığı Ramiz Karaeski karakteri tarafından seslendirilen ‘Oysaki Herkes Öldürür Sevdiğini’ şiirini aklıma getiren bölüm olduğunu da eklemek isterim. Hepimize iyi okumalar dilerim..
Seyyit HanYılmaz Güney · Güney Film Matbaacılık · 197664 okunma
·
140 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.