Kişisel gelişim kitaplarına her ne kadar sıcak bakmasam da kitabın adında beni çeken bir şeyler vardı. Belki de özgürlüğün hem kavram hem de fiil olarak hayatımda en değerli ve en sevdiğim kavram olmasından dolayı. Doğan Cüceloğlu özgürlüğü öyle güzel işlemiş ki. İnsanın "kültür robot"luğundan "şahsiyet" olabilmesi için nasıl bir yoldan geçmesi gerektiği ama aynı zamanda nerde şahsiyet nerde kültür robotu olarak kalmasını okurken aynı zamanda hem kişisel gelişim kitabı hem de roman tadı alarak bitiyor kitap.
Kitap o kadar güzeldi ki sindire sindire okudum. Çok şey öğrendim. Özellikle de kendimi fark ettim.
Bazı kitaplar, yaşam yolculuğunda önünüzü aydınlatan bir fener, elinizden tutup kendinizi keşfetmenizi sağlayan bir rehber gibidir. 'Gerçek Özgürlük' tam da bu tadı, bu dokuyu bırakıyor zihninizde. Elimden gelse de kitabın her bir cümlesini kazıyabilsem zihnime diye düşündüğüm, okurken inanılmaz keyif aldığım ve farkındalık geliştirdiğim bir eser.
Kitapta genç bir üniversite öğrencisi ve emekli bir profesörün samimi diyalogları ile "insanın insan olma" sürecine şahitlik edeceksiniz. Bireysel olarak toplumsal kalıplara farkında olmadan ne kadar kolay uyum sağladığımızın farkına varacaksınız. "Gerçek Özgürlük" eminim ki zamanla körelen zihnimize yeni bakış açıları kazandıracaktır. Kitap okuyan bir birey olmanın ayrıcalığını bu kitabı okuyarak görebilirsiniz bence.