Başarılı bir iş, güzel bir eş ve çocuk. Ama huzuru böyle mi buluruz? Doğumumuzdan itibaren bir insanın geleceği için atılan adımlar, yapılan yatırımlar, hepsi bu mertebeye ulaşmak için midir? Öyleyse bile yeterli midir?
"Babam öldü. Dün bir geyik avladım." diye başlayan bir Erlend Loe kitabı. Camus'nün “Yabancı”sına selam çakar bu girişle.
Kitabın ana kahramanı 'Doppler' bir gün ormanda bisikletiyle gezerken kaza geçirir ve o anda yaşamını düşünmeye başlar. Ormanın içinde ne kadar huzurlu ve sakin olduğunu anlayan Doppler'in aklından bugüne kadar yaptığı sözde 'başarılar' gelir. Kahramanımız o anda bir karar verir: Şehir hayatını bırakıp ormanda yaşamaya başlayacaktır. İlk başlarda biraz zorlansa da zamanla kendini yeniden keşfedecek ve ormanın iç huzuruna kavuşacaktır.
Kitap genel olarak hem sistemi, hem de mülkiyet kavramını eleştiriyor. Aynı zamanda modern dünyada her ne kadar insanlardan kaçmak istense de yalnız kalınamayacağını anlatıyor.
Kitap benim için “Into The Wild” niteliğinde. Çılgınlık derecesinde sayılan bir özgürlük ve doğaya dönüş çabası.
Doppler’da kayıp olan birkaç parçanızı bulacaksınız. Belki de tümünü bulabilirsiniz.