Puan vermedi·632 syf.····Okunma: 14 Mart 2023 15:37 Oblomov sıkılmadan okuduğum ama bir hışımla bitiremediğim bir kitap oldu. Bunun nedeni okurken çok defa Oblomovluğun tesiri altına girmem olsak gerek. Oblomov çok yönden incelenmesi gereken bir kitap bu anlamda yazdıklarım çok yetersiz kalabilir. Çocuk doğduğu andan itibaren ona yaklaşım şeklimiz aslında o çocuğun kimliğini oluşturan başlıca faktör buna çevresel koşullarıda dahil edebiliriz. Oblomov ve Ştols karakterleri bu anlamda makasın iki ucunu çok net açarak gösteriyor. Sorumluluk kavramından bir haber Oblomov ve tam anlamıyla görev adamı Ştols. Uzaklaşıp baktığımda Oblomov’un ruhundaki derinliği, yolları görüp hiç harekete geçmeyişi okur olarak bana bazı anlarda saç baş yoldurtmuş olsada yaşanmamış, çürüyüp gitmiş bir hayata kendini teslim etmeyeceğine son sayfalara kadar inanmıştım. Başka açıdan bakacak olursak Rus toplum düzeninin nasıl değiştiği ve bu değişime ayak uyduramayanların ve bu kişiler soylu kişiler bile olsa bir köşede unutulmayı göze almış olmayı görünebilirlikten daha çok tercih ettiğini gördüm. Başka bir karakter olan "Zahar" gözümde en fazla tasvir ettiğim kişi o oldu. Toplumsal değişimi Zahar'ın cümleleriyle anlamaya çalışmak bir yandan beni güldürdü. Aşk konusu da çok güzel işlenmişti. Aşk bizim için nasıl da bir ihtiyaç bir renk bir nefes. Öyle ki bir yerde Oblomov'un tembelliğini yenecekti az kalsın. Kadın karakterlerin aşk tanımıda çok güzel işlenmişti. Olga aşkını içine yerleştireceği bir vücut aradı, Agafya ise bir beden de tapılacak sessiz aşkını buldu. Şimdilik diyeceklerim kısaca bunlar daha hatırlayamadığım ama üzerine konuşulacak elbette ki çok şey var. Oblomovluğun bizi esir almadığı almak üzereyse bile çevremizde Ştols gibi dostlarımızın olduğu yaşamaya değer bi hayata