Eser “oturayım elime aldığım kitap bir çırpıda bitsin” denildiğinde okunabilecek bir kitap gibi görünmesinin yanında çok derin anlamlara sürükleyen cümlelerle dolu. "İmge, gerçekliğe ulaşmanın aracıdır," diyen Márquez, gerçekçi anlatıma sahip bu eserinde dönem şartlarını, insanların hayata tutunma çabalarını başarılı bir şekilde yansıtıyor.
Marquez’in uzun öykülerinden biri olan Albaya Mektup Yok ülkesi uğruna savaşarak yaptığı hizmetlerin karşılıksız kaldığını anlayan, emekliye ayrılmış yaşlı bir askerin hikayesini anlatıyor.
Eserin edebiyat tarihi açısından en önemli yanlarından biri yazarın daha sonra Yüzyıllık Yalnızlık’ta merkeze alacağı efsanevi karakter Aurilano Buendia’nın bu eserde ilk defa yer almasıdır.
Kitap içerdiği mesajlar ve dönemin ağır şartlarına getirdiği eleştiriler açısından güzel.
Bekleyen, umut eden, çaresizliği, hayal kırıklığını dibine kadar yaşamış bir albayın öyküsü!