Kadının Fendi
4/10
·136 syf.··
2023 10. kitabı
Yazardan bu üçüncü kitabım. en sevdiğim Doppler dir hala geçerliliğini sürdürüyor. Bu kitap sanki bir kurgu değil de, anlatı gibi geldi bana. Modern bir kadın erkek ilişkilerinde ki yanlış anlamalar, tam da öyle gibi de değil. Marianne nin bir anda erkeğin evine yerleşmesi, babasının birlikte yaşamaya izin vermeyişinin nedenini erkeğin çok kötü birisi olmasına bağlaması bana altı doldurulmamış olduğunu düşündürttü. Neden? Çünkü kızının sevgilisini tanımıyor, kızının söz dinlemeyişi kendi baba kız ilişkilerinin yetersizliğini erkeğe atfetmesi bana anlamsız geldi. Birbirlerinden emin olamayan, bir kopukluk içerisinde olan bu çift adeta biz olmamak için bireyselliklerinden vazgeçemiyorlar. Ya da dengeyi tutturamayıp özellikle Marianne nin tahakkum kuran hareketlerine boyun eğen erkek, seviyor mu, istiyor mu belirsizdir .Marianne de ilginç bir genç kız bazen ilişkiden beklentilerini güzel ifade ederken bazen de sanki tek başına yaşarmış gibi davranıyor. Denge her şeyde lazım en çok da ilişkilerde galiba. Bu sebeple bu kitapta dengesizlikler en çok da yoruyor okuyucuyu. Erkek karakter baş kaldırıyor istemediklerini serbestçe söylüyor bazen de hiç sesini çıkarmıyor. özellikle Marianne yle çıktıkları seyahatte paris te fikir ayrılıklarına düşmesi onların birlikte olmaya yani geçinmeye gönülleri yok dedirten cinstendir. Marianne orada kalıp tek başına devam etmesi geziye, kopukluğun iyice belli ettiği yer olmuştur.Önce eve giden erkek, biraz yenilmiş, ilişkiyi kaybetmiş gibi hissetmiştir. Amcasının telkinleriyle kendisinin tam olarak ne istediği sorgulamalarını yaptırmıştır. Geziden dönen Marianne öğretmenlik sınavlarını kazanır ve geçici olarak görev için bir yıllığına adaya yerleşir. Başlarda mesafeler uzak olsa da adaya sevgilisini görmeye gider gelir ama hala kendileri de adını koyamazlar bu ilişkinin. Sonra Marianne sık gelmemesini söyler aralar açılır ayda bire hatta iki ayda bire düşer görüşmeler. Sonun da Marianne nin bir sevgilisi olduğu ortaya çıkar(TOR) ayrılınır, üzülmüyormuş gelir ama çok üzülen erkek çok fazla takmıyormuş gibi görünüyor. Sarı komodin kahverengiye boyanır, burası semboliktir erkeğin başkaldırısıdır. Kitapta bir umursamazlık havası var, bilemedim. Birbirlerini hem istiyorlar ama sahip çıkmıyorlar ilişkilerine, sorumlulukları kendilerine karşı daha çok. Birey olmadan biz olunması güçtür ama bireysellik burada o kadar ön plandaki biz olmanın güçlüğünü yaşıyorlar.Bilemedim, sevemedim bu kitabı yine de ilginç bir okuma oldu benim için. Sonu süpriz olsun birleştiler mi, yoksa hepten kopup gittiler mi?
Edebiyat & Roman
Kadının FendiErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 2019884 okunma
·
145 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.