Selamlar.Uzun zaman sonra çok ama çok keyifle okuduğum bir şiir kitabının yorumuyla geldim bugün. Sevgili Ömer HATTAPOĞLU kesinlikle bir ayar tutturmuş ve diyalektik bakış açısı ile şiirlerini taçlandırmış, düz okuma mantığını kenara bırakıp, kişiye farkındalık kazandırmak adına sözlerini bizlerle paylaşmış ve ortaya gercektende hakkı verilen bir kitap çıkmış diyebilirim. Kendisi aynı zamanda meslektaşım. O bir öğretmen ve öğrenmenin ne denli önemli olduğununda farkında ki bence bu da yansıyor insanın üslubuna. Yazım dili olarak bile bizleri araştırmaya, meraka ve öğrenmeye teşvik ediyor. İlk bir kaç sayfadan sonra yüzüme bir gülümseme yerleşti. Sebebi ise, öğretmen kimliğinin açığa vurulmasıydı. Biz öğretmenler her alanda birileri bir yerlere gelsin siye uğraşıyoruz temasının bir başka örneği niteliğindeydi.
Bu kitap öyle bir anda okuyayım da bitsin diyebileceğiniz bir eser değil. Öncelikle diyalektik ne demek? Bu kavrama yoğunlaşmak gerekiyor. Sonrasında bu kavramın gerçekleriyle ve bakış açısı ile bir olarak kitabı okumak ve değerlendirmek gerekiyor diyebilirim. Mesela bir tema üstünden ilerleyen kitap size onu her bir farklı açıyla, hisle, varlıkla ve size gösterdiklerini ele alıyor. Diyalektik kanunu da bu değil mi? Baktığınız ama görmediğiniz belkide görmekten çekinip kenara attığınız her detay gözlerinizin önüne seriliyor diyebilirim. Yani 'Aşk' deyip geçemezsiniz. Çünkü Gönülce #aşk kitabından çok daha büyük ve gerçekçi bir şey. Kim bilir belkide bu kitap sizlere aşka bakış acınızı değiştirecek, gerçekçi tüyolar verecektir?Belki de gördüklerimiz sadece bir yanılsamadır ha ne dersiniz? Sevgili Şems-i Tebrizi'ninde dediği gibi 'Düzenim bozulur hayatım alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının, üstünden daha iyi olmayacağını?'. Belki de düstur bu olmalıdır? Kim bilir.. Aşkı gönülden yazan #Gönülce kitabı farklı anlatım tarzı ile tavsiyemdir.