Gönderi

ÇOK güzel bir kitap.
10/10
·267 syf.··
Beğendi
·
2022 28. kitabı
Ömer ve Macide ile başlayan kitapta bu denli duygu değişimleri yaşayacağımı asla düşünmezdim. 6. sayfadan bir alıntı; +Şurada genç bir kız oturuyordu, gördün mü? dedi. -Görmedim, ne olmuş? +Şimdiye kadar ben de görmemiştim! Bu alıntıyı beğenmiştim. Tesadüf karşılaşmaları, Ömer'in Macide'ye aşkını uzun uzun itiraf etmesi ve Macide'nin aile hayatında sıkıntı yaşayıp Ömer'le yeni bir hayata adım atmak istemesi. Ömer Macide ilişkisine girmeden önce Macide'nin okul hayatını okuyoruz. Öğretmeni Bedri ile hiç münasebeti olmamasına rağmen okulda bir yanlış anlaşılma sonucunda kötü bir iftira yayılıyor. Bu ikilinin birbirini sevmesine dair. Evet o zamana kadar böyle bir şey olmamasına rağmen sonrasında bu düşünce ikisinin de aklına giriyor. Eee bu duruma ne demişler, eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmek. Eğer ki Ömer karakterini bilmesem Bedri ve Macide'yi okuyacağız sanırdım. Çünkü kısa da olsa hissettikleri ve aralarında ki çekim bana o denli geçti ki. İkisi için şöyle bir cümle geçiyor "Aralarında aynı haksızlığa uğrayan iki kişinin yakınlığı teessüs etmeye başlamıştı." Çok doğru. Müdürün mektup olayından sonra ortaya bir dedikodu yayılması ve bundan dolayı ikisinin de birbirlerine doğru çekilmesi, Ömer ve Macide ilişkisinden daha tutkuluydu bana göre. Bedri'nin Macide'ye karşı ilgisinin başlaması, ders yapmayı dört gözle beklediği hâlde laf ve söz olmasın diye derste en az ilgiyi ona göstermesi, geri durmaya çalışması, Macide'nin ise her derste kapıya bakıp göz göze gelmeyi çalışması, yine tabiatindan dolayı bunun bir tık üstünün gelmemesi ve sonunda okulların tatil olup Bedri'nin gelmemesi. Tam bundan sonra kafam çok karışmıştı. Çünkü hem Macide ve Ömer 'in ilişkisi olacağı , hemde Bedri'nin ilerleyen sayfalarda yine yer alacağı belliydi. Gönlümden geçense Bedri ile Macide'ye mutlu son okumaktı. Ömer'e dönersek Ömer'in hayran kaldığım bir düşüncesi var. "Acaba mukadderatın kendisine oynadığı oyunlara kızdı da talihinden bir nevi intikam almak için kendini kurban mi ediyor? Onun zihninden böyle bir şey geçtiğini bilsem derhal yanımdan iter ve başımı alıp kaçarım... Ben sadaka istemem... Beraber gelmesinde beni sevmesinden, her şeyi unutacak kadar beni sevmesinden başka en küçük bir sebep daha varsa her şey bitti demektir." (104) Ömer'e tam anlamıyla bu paragrafta hayran olmuştum her ne kadar geçici bir hayranlık olsa da. Macide'yi bu kadar sevmesine rağmen tek taraflı sevgiyi istememesi çok etkileyiciydi. Herkes bunu yapamaz bence. "ben onu seviyorum ya o benim yanımda olsun yeter" düşüncesi ağır basabilir. Macide'yi çok seviyorum ve yaptığı hiçbir şeyde onu hatalı bulmuyorum. Ama Ömer'e karşı aşk beslediğini asla düşünmüyorum. Babasını kaybetmişti, geri dönerse eniştesi ile yaşayacaktı bir de üstüne Emine teyze'nin davranışları göz önüne alınırsa Ömer'in itirafı bir çıkış yolu oldu. Seni seviyorum demek kolay, 2 kelime , ama gerçekten sevmek bu kadar basit değil.. bence Macide Ömer'i bir sevgiliyi sever gibi değil, bir abiyi, arkadaşı, anneyi babayı sever gibi sevdi. Bir boşluğu doldurdu kendince. Ve kitaba adını veren Ömer'in içindeki şeytan. Ömer'in evlendikleri ilk gün Macide'nin onu bekledigini bildiği halde, eve geç kalması ve bunun için bu benim huyum, insanlara hayır demesini bilmiyorum demesi kadar sinir bozucu bir şey yok. Ki sözde Ömer'in İçindeki Şeytan'a çok örnek verilir ama hiç yazmayacağım. Herkesin içinde bir şeytan yok mudur oysa. Hiçbir hatamızın sorumluluğunu almazsak, Ömer gibi kolaya kaçarsak nasıl olur sonumuz. Aslında Ömer 'de dertsiz kendince rahat bir yaşamdan bir anda evliliğe geçtiği için kaldıramamış olabilir evliliği ama üzülemiyorum .. Sabahattin Ali öyle güzel bir kitap yazmış ki hangi olayı anlatsam, hangi karaktere yorum yapsam bilemiyorum. Mutluyum. Sonunda Ömer'in doğruyu yaptığına, Bedri'nin Macide'yle gitmesine.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 2024208,8bin okunma
·
123 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.