Akıcı, çekici ve somut literatüre sahip bir kitap. İlk kez on yaşında ve dördüncü sınıftayken okuduğum kitaplardan biri. bazen bazı kitapları farklı yaşlarda tekrar tekrar okumak gerekir. İnsanın aklı ve düşüncesi, tüm varlığının yaratıcısıdır. Öte yandan, insan zihninin beslenmeye ihtiyacı vardır. Ve biz ne isek, varlığımız zihnimiz için sahip olduğumuz beslenme türünü yansıtır. Çocukluğumuzda okuduğumuz kitaplar kişiliğimizin bir parçasını oluşturur, yetişkinlikte okuduğumuz kitaplar ise entelektüel ufkumuzu açık ve dinamik tutar.
Jack London, kurt kanı taşıyan bir köpeğin hayatını anlatıyor. Bu romanda ahlaki meseleleri, vahşi dünya ve insan uygarlığı arasındaki karşıtlığı ele alıyor.
London bizi bu ikilemde bırakıyor. Bir kemik parçası için köpeklerin dilenciği mu yoksa kurtların avlarını bulmadaki haysiyetini ve özgürlüğünü mü seçmeliyiz? Öte yandan, köpeklerin nimeti ve rahatlığı mı daha iyidir yoksa kurtların açlığı mı? Alegorik sembolleriyle her insanın bir köpek ya da kurt konumunda olduğunu ve üçüncü bir yol olmadığını izleyiciye anlatmak istiyor.