Distopya sevenlerin mutlaka okuması gereken, distopya okumak isteyenlerin ise ilk sıralarda okuması gereken kitaplardan biridir.
Bilim kurgu ile politikanın birleşmesinden ortaya çıkan en başarılı kitaplardan biridir Mülksüzler. Klasik Ursula K. Le Guin kitaplarında olduğu gibi yine iki dünya yaratılmış ve mülk kavramı ile mülksüzlük kavramı ince ince işlenmiş içerisinde.
“Bir duvar vardı.” Böyle başlıyor roman. Kendi kendimize ördüğümüz duvarlar, kendimize söylediğimiz yalanlar.
"Bütün duvarlar gibi iki anlamlı, iki yüzlüydü. Neyin içeride, neyin dışarıda olduğu duvarın hangi yanından baktığınıza bağlıydı."
İki dünya. Annares ve Urras. "Bizim dünyamız onların Ay'ı, bizim Ay'ımız onların dünyası" ne taraftan baktığımıza bağlı.
Kitabın adından da anlaşılacağı üzere, yazar mülkiyetten yola çıkarak iki farklı dünyayı anlatır. Biri Anarres ( anarşiden yola çıkılmış) diğeri ise Urras ( ussr ve usa'den yola çıkılmış). Bir tarafta özgürlükleri uğruna, ülkelerini terk ederek anarşist bir düzen kuran insanlar; diğer tarafta kapitalist düzenin esiri olmuş ancak bunun farkında olmayan insanlar.