Anlatımı basit, süslü kelimeler ve cümleler yok ama heyecan da yok. Olayın nasıl gelişeceği, nereye varacağı aşağı yukarı belli. Tarihi bir roman, adı da Argos kalesi olunca acaba İhsan Oktay Anar romanları gibi mi diye merak ederek okumaya karar verdim ve okudum. Şunu söylemeliyim ki Anar'ın kıyısından köşesinden bile geçemez. Bence Anar, yazacağı kitapla alakalı müthiş araştırma yapıyor, litaratürü hatmediyor, öğreniyor, sonra da
öğretiyor. Bunda ise öyle bir şey yok. Cüneyt Arkın filmi seyreder gibi okudum diyebilirim.