Şimdiye kadar okuyup da beğenmediğim bir Zweig eseri olmadığı gibi bu kitabı okuduktan sonra da bu cümleyi haklı bir gururla söylemeye devam ettim. Kimisine göre bipolar bozukluğu olan ve manik dönemdeki kahramanın hikayesini anlattığı söylense de bana göre kitap her insanın içinde bulunan 'kendini bulma gereksinimi' yaşayan kahramanı anlatıyor.
Şöyle söyleyeyim bir insanın kendini bulmaya çalışması için öncelikle kendisini yitirdiğini fark etmesi ve benliğine yabancılaşması gerekir. Bir kere bu negatif aydınlanmayı yaşayan bir insan da kendini bulabilmek adına türlü yollar dener. Ne mutlu aradığını bulabilene!
Her insanın hayatında bir dönüm noktası vardır. Bir olay, bir an, bir fark ediş.. Yazar buna olağanüstü bir gece demiş. O geceden sonra, o uyanıştan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmamış. Büyük heyecanla okuduğum ve bir çok alıntı kaydettiğim bir kitap oldu kendisi. Tavsiye ederim okumayanlara, ve dilerim ki kendini arayan her insan huzuru bulsun :)