·88 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Ekim 2022 21:33 Ayfer Tunç beni çok etkilen modern edebiyatın güçlü yazarlarından. Kendine has üslubu, geriye dönüş tekniği ile zihni dinç tutması, karakterlerin iç konuşmaları ve iç çözümlemeleri, ölçülü tasvirleri ile kitabın içine siz çekerken karakterlerin iç çözümlemeleri sırasında yaşadığı duyguya sizi ustalıkla çeker. Kendisini gerçekçi bir yazar olarak tanımlamasından dolayı kitaplarında hayalperestlik ve gerçek dışı umutlara yer vermez, daha çok hüzün, vicdan muhasebesi, yaşanmışlıkların yılgınlığını dile getiriyor.
Aziz Bey Hadisesi’ni de okurken her bir karakterin duygularını, hayata bakış açılarını, kendilerini sorgulamalarını, yaşanamamışlarını ustalıkla kitabın içine çekerek anlatıyor Ayfer Tunç. Aziz Bey’in dedesinden başlayarak baba ve oğul ilişkilerini, Maryam’a olan tutkulu aşkının dinlemeyen özlemini, Vuslat’ın sabırla ve sessizce verdiği sevgisini, hiç tanımayı tercih etmediği Toros’un hayatını kurtarmasını, tambur taksimleri yaparken yaşadığı suçluluk duygusunu, zaman içerisinde değişen değerleri okurken bir şekilde hayata tutunamayan gölge insanların geçmişlerinin geleceklerine taşınamamasına şahit oluyorsunuz.
Son olarak kitabın içerisinde yer alan şu satırlarla Aziz Bey’i uğurlayalım zihnimizde yarattığı karakter koltuğuna: “Ömrünü yanlışlarının doğru olduğunu iddia etmekle olmadığı bir adam olabilmek için kendi halinde bir kanını ezmekle tüketmiş bir adamın devamı, zavallı bir kopyasıydı.”