Aziz Bey Hadisesi

9,0/10  (22 Oy) · 
48 okunma  · 
17 beğeni  · 
870 gösterim
"Güneşten ağır ağır gölgeye geçilir gibi, pek de anlamadan akşam olur gibi, ışıklı, neşeli bir yüzden kederlere geçti Aziz bey. Kederli bir mazisi oldu. Burnu havada, başı dikti hep. Başka türlü yaşamayı beceremediyse de, o gece, Haliç'in kirli sularına bakarken anladı ki hep öyle, burnu dik yaşadığını sanmış. Oysa şiddetle yanılmış. Ve yine anladı ki hayatı tümüyle bir yanılgıymış."

Daha önce Taş-Kâğıt-Makas ve Evvelotel adlı öykü kitaplarını da yayımladığımız Ayfer Tunç'u geniş okur kitlelerine tanıtan ve çağdaş Türk öykücülüğünün bir klasiği olmaya aday kitabı Aziz Bey Hadisesi'nin yeni basımını sunuyoruz. Öykünün kahramanı Aziz Bey, Tunç'un, insan olmaktan doğan zaaf ve yanılgılar nedeniyle yaralanmış, boşa geçmiş hayatlar üstüne yapılandırdığı öykü evreninin en hüzünlü, en gerçek kişisi. Bazı okurlara, meyhanelerde benzerini aratacak kadar kanlı canlı ama mahzun gelen Aziz Bey'in öyküsünü okurken, bir hikâye kişisinin varlığını çok yakınınızda hissedeceksiniz.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2014
  • Sayfa Sayısı:
    172
  • ISBN:
    9789750721762
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
ihtiyar 
 08 Şub 22:37 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · Puan vermedi

Ayfer Tunç'un okuduğum ikinci kitabı oldu ki iki kitabında ortak noktası daha önce yayınlanmış öykü kitaplarının içinden çıkarılarak bağımsız olarak tek başlarına yayınlanmaları... Aziz Bey Hadisesi novella gibi bir şey olsa gerek.
Son derece etkileyici, derinlemesine işleyen başarılı bir çalışma. Çalışma demek doğru değil belki de, gerçek demeli, çalışılmamış gerçek bir olay direk okuyucuya aktarılmış demeli... Bu kadar kısa bir kitabın bu kadar yoğunluğu, etkisi, ince ince dokunmuş karakterin aktarımı... Sadık Hidayet'in Kör Baykuşunda hissettiğim etkiyi hissettim dersem abartılımı olur mu bilmiyorum ama abartılacaksa da herhangi bir eser, bu da onlardan biridir. ..
Kurgu çok başarılıydı, başlangıç ve bitiş... Bir karakter "Aziz Bey" vardır benim dünyamda artık, bu adam yaşadı ve öldü... Diğer insanlar gibi, artık karakter değil, geçmişini bildiğim bir insan...
6 öykülü bir kitaptan çıkartılıp tek başına kitap olarak basılması, sebebi ne olursa olsun ne kadar doğru bir karar ise, Aziz Bey'in hayatı tek başına bir kitap olmayı da o kadar hakketmiştir.

Metin Tran 
19 Kas 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Aziz Bey Hadisesi’ni bir çırpıda okudum. Kitap kendini okuttu demek daha doğru galiba. Sayfaların yarısı kitaba ismini veren öyküye ayrılmış. Daha ilk giriş cümlesiyle insanı içine alıyor. Hem ilk öyküde hem Mikail’in Kalbi Durdu öyküsünde, öykü girişinde kahramanın akıbeti okura içinde sıkı bir merak bırakacak şekilde ilan ediliyor. Sonra geri dönüşlerle anlatılıyor. Çok güzel tasvirler, harika benzetmeler var. Kahramanların ruh hallerini, o an içinde bulundukları fiziksel şartları çok güzel veriyor. Adeta içinizde aynı duyguları hissediyorsunuz.
İlk öykünün başlangıç mekânı ve öyküye hakim olan psikolojiyi kotardığı yer Eski Yarımada’dan bir semt, Samatya. Maryam’la başlayan ve asla içinden söküp atamadığı bir aşk ve onun şekillendirdiği ömrü anlatılıyor, yaylı tamburcu Aziz Bey’in.
Öykünün geçtiği zaman net olarak belirtilmemiş, ancak öyküdeki olaylardan, anlatılan mekanlardan v.s 1970 öncesi olduğunu düşündüm.
Tüm kitaba sinmiş sevgisizlik, yalnızlık ve bir güvensizlik ruh hali sarıyor okuru.
Oldukça zengin bir dili var. Uzun cümlelerden korkmuyor ve kullanmada da hayli başarılı.

Uğur 
26 Oca 23:37 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitabın başında Aziz Bey bir oda da yalnız başına, hırpalanmış bir şekilde betimleniyor. Geçmiş zamana giderek bu hale nasıl geldiği, neler yaşadığı, çocukluktan başlayarak anlatılmakta. Unutamadığı ilk aşkı Maryam, Maryam için ülkesini terk etmesi, bir şekilde geri dönerek hayatını kazandığı tambur ile geçimini sağlamaya devam ettiği ve evliliği anlatılırken her sayfada damla damla, nefes nefes hüzünlü cümleler emin olun canınızı acıtacak, boğazlar düğüm olacak. Yalnızlık, pişmanlık her sayfada sizi takip edecek. Kendinizi bulduğunuz sayfalarda hafiften gülümseyecek, kitabın sonunda da garip duygular bir süre yakanızı bırakmayacak. İlginçtir ki, eğer bir karakter çocuklukta "baba" ile bir sorun yaşar ise tüm hayatı adım adım mahvolmakta. Ayfer hanımın dili muhteşem, tadına doyulmuyor. Kitaba bağlanıyorsunuz. Ah o bazı paragraflar yok mu, şöyle bir silkeledi beni. 88 sayfalık kısa bir kitap. Bir oturuşta okunur ama acıtır. Ayfer hanımın kitaplarını alın okuyun efendiler. Yüreğine sağlık.

Evren Erarslan 
19 Oca 12:10 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Ayfer Tunç okumaya yeni başladım sayılır. Bir kaç öyküsü ve bir kitabını saymazsak tabii. Öncelikle Ayfer Tunç, müthiş bir hikaye anlatıcısı. Storyteller olmak bence sonradan kazanılabilecek bir durum değil, dağarcığın kuvvetli olması kelimelerle oynamak durumundan çok daha farklı bir durum var ortada. Basit, sıradan bir hikayeyi, Kürk Mantolu Madonna tadında, çıkmazlarıyla, duygu hezeyanlarıyla anlatabiliyor. Her hikayede de biraz burukluk var. Çok beğendiğim bu kitaptaki öyküleri. Yıllar sonra sorduklarında hepsini tek tek anlatabilirim. Bu kadar kısa öykülerle akılda kalmayı başarıyorsa bir hikaye, başarılır.
Öykülere göz atarsak.
Aziz Bey Hadisesi - En uzun hikaye, Kırmızı Pazartesi tadında, Aziz Bey'in başına o gece ne geldi? Niye böyle oldu?
Kadın Hikayeleri Yüzünden - Psikolojik açıdan en beğendiğim öykü. Sevgisizliği sevmek.
Soğuk Geçen Bir Kış - İlginçti. Sevmekten beter etmek temalı öykü.
Kar Yolcusu - Klostrofobik aşk öyküsü. (Kadın karakter derinliği yoktu)
Mikail'in Kalbi Durdu - Vicdani aşk öyküsü
Kırmızı Azap - Bir kitabına isim öncülüğü edecek olan öykü.

Ayfer Tunç'un okuduğum ilk kitabı.. Kesinlikle keşke çok önceden okumuş olsaydım dediğim bir kitap oldu.. Her cümlesinde Aziz Bey'in hüznünü yüreğimde hissettim. Aziz Bey'in ölümü ile başlayıp daha sonra hayatını ele alması ve ölümünü en başından bilmiş olsam bile onun hüznü yüreğimde taşıyarak okudum. Her sayfasında bir hüzün vardı. Çok kızdığım noktalar oldu.. Neden dediğim sorguladığım birçok kısım oldu.. Ama her şeye rağmen Aziz Bey'in hüznünü taşıyarak devam edeceğim bir hayat elde ettim kitabın bitiminde. Aziz Bey her okurun tanışması gereken bir karakter gerek hüznünü yüklenin gerekse onun hayatından ders çıkarın ama hayatınızda Aziz Bey'e bir yer olsun... Zira o kendi hayatında kendine bir yer edinememiş..

Gamze Toker 
29 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bugün, hastanede sıramın gelmesini beklerken bitirdim kitabı. Yolda geçen süredeki okumalarımı hariç tutuyorum. Aziz Bey burnundan kıl aldırmayan, hiçbir dayanağı olmadığı halde varmış gibi davranan insan tipi.. Sinir bozucu, gerçekten sinir bozucu olanından. Hiç dua etmemiş hiç Allah'ım şu işimi rast getir dememiş biri. Annesinin üzüldüğünü bile bile babasıyla kavga etmekten çekinmemiş ve sonunda ona benzeyip karısını da annesine benzetip sonunda Zeki'den hayatın sillesini yemiş-aslında yemiş diyemeyiz adama bir sille atıp bu dünyadan öyle göçmüş-bir insan. Ayfer Tunç bu adamı ete kemiğe büründürdü ve trende de hastanede de ortalıkta dolaşmasını tahayyül etmemi sağladı.

kevser 
01 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ayfer Tunç kalemini konuşturmuş. 6 öyküden oluşan bu kitabın her hikayesi insanı hüzünlendirmeye yetse de Aziz Bey bir başka. İçimi acıtan, aklımdan çıkaramadığım ve yaptığı hatalara rağmen kendisine kızamadığım bir karakter. İyi bir sona kavuşmasını istediğim bir "amca." Fakat öykünün daha başında ölüm haberi veriliyor bize. Daha sonra ise hayat öyküsünü ve hayata gözlerini nasıl bir hayal kırıklığı içinde kapadığını öğreniyoruz. Aziz Bey benim için mezarına gidip dua etmek istediğim, mezarına çiçek bırakmak istediğim bir karakter oldu. O kadar gerçek ki! Bir yandan kendisini tanıdığıma memnun olurken bir yandan da "Keşke bilmeseydim, mutlu mutlu yaşıyordum ne güzel!" diyorum. Üzdü beni Aziz Bey, çok üzdü!

Kadın Hikayeleri Yüzünden adlı öyküde roman kahramanına hiç ama hiç acımadım. Üstelik kızdım. Aziz Bey'i yaptığı hatalara karşın çok sevmeme ona bir türlü kızamama rağmen bu hikayede adını bilmediğimiz karakterin karısına oynadığı oyunu sünepeliğine verdim ve karısına hazırladığı sona kızdım. Önemsenmek isteyen bir yaralı karakterin önemsemediği bir kadın var burada.

Soğuk Geçen Bir Kış adlı öyküde Semavi Bey ile tanışıyoruz. Semavi Bey, babasının annesini hiç sevmemesi sebebiyle annesiz yaşamaya mecbur bırakılmış, annesi tarafından küçük yaşta terk edilmiş bir insan. Dolayısıyla hayatına giren kadını çok seveceğine yemin ediyor ve bizi acıklı bir sona daha hazırlıyor.

Kar Yolcusu isimli öykü, Eşber'in hikayesi. Eşber ve Fidan.

Mikail'in Kalbi Durdu adlı öykü, Semiramis'e aşık Mikail'in, Semiramis'in aşık olduğu fakat Semiramis'e aşık olmayan adama karşı hissettiklerinin Semiramis'in aşık olduğu adam tarafından anlatıldığı bir öykü.

Son olarak Kırmızı Azap hikayesi bir yazarın yazmaya çalıştığı hikaye kahramanlarından birinin ağzından anlatılıyor. Epey ilginç bir konu. Kitabın en ilginç konusu olmasına rağmen en sığ kalan öyküsü diyebilirim.

Harikulade bir eser Aziz Bey Hadisesi. Dili çok net ve naif Ayfer Tunç'un. Hikayelerin hepsini yarası olan yalnız olan adamlar ve arka planda kalan kadınlar oluşturuyor. Ne adamlar ne kadınlar mutlu olabiliyor.

Okuyunuz.

Hazal 
05 Oca 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Böyle kitapları okudukça edebiyata ; Özellikle Türk Edebiyatına olan aşkım, tutkum daha bir artıyor. Ve daha böyle nicelerinden bir haber olduğumu düşündükçe üzülüyorum. Aziz bey, zaafları, aksilikleri, gururu ve sevgisiyle bizden biri kesinlikle.

Mehmet Y. 
02 Mar 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir uzun hikaye idi. Tunç'un kalemi çok iyi. Yine çok başarılı bir kitap olmuş. Hem konu hem de hüzünlü tarafıyla Mustafa Kutlu'nun Tirende Bir Keman'ını andırıyordu.

İlknur Tunçbilek 
01 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Aziz bey boşa harcanmiş bir ömrün ,bir aşk uğruna vazgeçilen hayatin, Sevgisizliğin örneği.AYfer TUnç Yine harikaydi.

Kitaptan 20 Alıntı

Yasemin Bektaş 
15 Şub 12:32 · Puan vermedi

Ama bilmiyordu ki vücudun ruha ihanet etmediği anlar pek azdır. Ne çok ister insan büyük kederlerin ardından ölüp gitmeyi de, başaramaz. Ruh, başına kara bir hale takarak göğe yükselmek için çırpınır ama vücut dünyalıdır; yer, içer, yaşar.

Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 21 - Can Yayınları)Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 21 - Can Yayınları)
ihtiyar 
06 Şub 21:20 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Birbirlerini tüketerek besleyen, böylece var olanların yaşadığı nokta kadar bir toprak parçası üzerinde kısa sayılabilecek ömrü hızlıca tükendi.

Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 12)Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 12)
ihtiyar 
06 Şub 22:09 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Ne çok ister insan büyük kederlerin ardından ölüp gitmeyi de, başaramaz. Ruh, başına kara bir hale takarak göğe yükselmek için çırpınır ama vücut dünyalıdır; yer, içer, yaşar.

Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 22)Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 22)
ihtiyar 
06 Şub 21:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Aziz Bey'in yanlış yaşadığı bu aşk, geriye dönüşü olmayan bir yol, bir türlü iyileşemeyen bir hastalık gibi bütün hayatına sirayet etti. Aziz Bey yanlışı yakalamak istedikçe, rüzgarın durmaksızın ileriye doğru savurduğu sarı bir yaprağa yürür gibi, yanlışa yürüdü, onu bir türlü tutamadı.

Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 18)Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 18)
ihtiyar 
06 Şub 22:26 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

(yazısı çirkin olduğu için, sevgilisine özenle yazıyordu).... Geceler sürüyordu bu yüzden mektup yazması. Odasının ışığı sönmedikçe, elektrik faturalarını hatırlayan babası öfkeyle homurdanıyor "Mektebe giderken bu kadar ışık yaksaydın, şimdiye adam olurdun," diye yüksek sesle söyleniyordu.

Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 22)Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 22)
ihtiyar 
06 Şub 21:47 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

... kadınlara karşı küstah Aziz Bey bir gün Maryam'ın tül perdenin arkasından bakan, kuyu gibi derin ve kara gözlerine takıldı.

Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 18)Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 18)
ihtiyar 
06 Şub 21:41 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Maryam'ı da, ilk gençliğinde listesinde tuttuğu o geniş sineli, sulugözlü kadınlar gibi düşünse, iyiydi. İçinde sadece cinsel bir arzu kımıldasaydı, Maryam'ın büyümek için acele eden bir fidan tazeliğindeki vücuduna, çok susamış birinin buğulanmış bir bardak suya baktığı gibi baksa, o vücudu istemekle kalsaydı iyiydi. Ama Aziz Bey Maryam'ın gözlerine baktı. Gözlerin tehlikeli olduğunu, Maryam'dan sonra anladı. İkide bir onun konuşan gözleri aklına gelmese, onu gördüğü zaman vücudunda parmaklarının ucuna kadar bir alev yürümese, dizleri titremese, dili damağı kurumasaydı; Aziz Bey de herkes gibi bir adam olacaktı.

Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 17)Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 17)
İlknur Tunçbilek 
01 Mar 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Aziz Bey'in dramı Maryam ile başlar. Çünkü ona aşık oldu. Bu aşk kör bir göz, felçli bir sağ kol, tekleyen bir kalp gibi ona hep acı verdi, ama onunla birlikte yaşadı.

Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 17 - Aziz bey hadisesi)Aziz Bey Hadisesi, Ayfer Tunç (Sayfa 17 - Aziz bey hadisesi)
2 /