Suzan Defter

8,8/10  (28 Oy) · 
58 okunma  · 
20 beğeni  · 
1.011 gösterim
"İnsan gençliğini aşka vermezse, gençlik ne işe yarar?"
"Ama kaybeden sonunda siz olmuşsunuz."
"Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?"
"Ama bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz."
"İyi ya boş değildi kucağım."
"Ama yandınız, kül oldunuz."
"Ama vardım, kül bunun kanıtı."

12 Eylül'ün gölgesinde boğulan bir aşk hikâyesi... Yaşamın kıyısında seyirci olmaktan öteye gidememiş bir erkek... Birbirinin ışığıyla kamaşan iki ayna arasında parçalanan bir kadın... Başkasının gözünde nasıl göründüğünü, iki günlük üzerinden anlatan deneysel bir çalışma. Modern zamanların karmaşık insanlık halleri Ayfer Tunç'un usta kaleminden unutulmaz bir edebiyat şölenine dönüşüyor.

Suzan Defter, daha önce öykülerinden biri olduğu Taş-Kâğıt-Makas'tan azat olmuş, tek başınalığı hak etmiş bir eser.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2011
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789750712975
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
ihtiyar 
04 Oca 09:56 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · Puan vermedi

Ayfer Tunç'tan okuduğum ilk kitap. Çok başarılı buldum, kadın ve erkek tarafından yazılan iki günlükten oluşan eser ki erkek tarafından yazılan bölümler daha çok hoşuma gitti. Kitabın bütünün de müthiş bir sıcaklık var, içine çekiyor... Yazarın anlatım dili ve gücü çok iyi, artık diğer kitaplarını mecburen okuyacağım.

Müberra Gök 
04 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ayfer Tunç ile tanışmamı sağlayan kitap, böylesine iyi bir yazarın kitapları için neden bu kadar geç kaldığımı sorgulattırdı bana. Öyle güzel cümleler var ki neredeyse kitabın tamamı alıntılara eklenebilir. Bir başucu kitabı, zaman zaman herhangi bir bölümünü tekrar açıp okumak isteyeceğime eminim. Çok farklı, çok güzeldi. Benim gibi geç kalanlar vakit kaybetmesinler.

Bi Poşet Kitap 
29 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ayfer Tunç'tan okuduğum ilk kitaptı. Ve son da olmayacak. Yorum yapmak çok zor. Okumadan bilemezsiniz ve ne yazarsam basit kalacak. Sizi içine alan, kalbinize dokunan bi hikayesi var. Sanırım hikayeler gerçekten bizi kendi kuyumuzdan alıp başkalarının kuyularına atıyor. Bir erkek ve bir kadının aynı zamanlarda yazdıkları günlükleri.. İkisi de kendisini arıyor ikisi de kendisiyle yüzleşiyor. Birini bize para karşılığı arkadaşlık etsin diye yanımıza alacak kadar yalnız mıyız diye düşündürüyor. "Kendi olamadı mı birini severek?" diye soruyor. Aşk kelimesinin bu kadar bayağılaştığı bir zamanda içimizi umutla doldurabilecek bir eser. Sonunda bir kucak korla kalakalsanız bile, en azından, iyi ya boş değildi kucağım diyebilecek miyiz acaba?
"Ama yandınız, kül oldunuz.
Ama vardım, kül bunun kanıtı."

Gülçehre Aydın 
13 Kas 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

"Ama yandınız, kül oldunuz.
Ama vardım, kül bunun kanıtı."
Üslup olarak özgünlüğü yakalayabilmiş bir yazar ve özgün bir yapıt.
İki günlük, iki hayat ve bu iki hayatın içindeki diğer yaşamlar... farklı bir bakış açısıyla ele alınmış ve kendi dünyasında yaşadığı karmaşadan sıyrılamayan bireylerin küçük ama derin hallerini konu edinen eser!

Nihan 
12 Kas 2014 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Keşfettiğiniz yazarın okuduğunuz ilk kitabı önemli bence. Eğer severseniz diğer kitaplarını da okumak için hevesli oluyorsunuz. Suzan Defter benim için muazzam bir tercihti. Açılışı yaptım devamı gelecek...

Hafta sonu için Türk kahvesi gibi bir kitap yorgunluğunuzu alır, dinlendirir ve sizi kendine bağlar. Canınız ara ara açıp okumak isteyecektir. Kitap alışılmışın dışında bir düzende iki farklı günlükten oluşuyor. Yani sol sayfalarda Ekmel beyin, sağ sayfalarda da Derya' nın. Günlükler, iki insanın karşılaşması, kendileriyle yüzleşmesi ve birbirlerinin hayatlarında kendilerini sorgulamaları aslında. Beni Ayfer Tunç' a hayran bıraktı.

Erkan Akıncı 
08 Ara 2013 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Farklı bir kitap.Daha bir kaç sayfa okuyunca bunu anlıyacaksınız.Yazar bizleri ilginç bir sürprizle karşılıyor bu eserinde.2 farklı kişinin ( Bir Kadın ve Bir Erkeğin ) günlüklerinden oluşan bir eser.Ama daha birkaç sayfa okuyunca anlıyacaksınızki bu düzenli bir şekilde verilmiş bir günlük değil.Dağınık bir şekilde önünüzde duran ve okuyucuya istediği şekilde okumasına olanak tanıyan bir roman .Kitabın sol sayfalarındaki günlük bir erkeğin , sağ sayfalarındaki günlük ise bir bayana ait . İster ilk önce erkeğin günlüklerini okuyup bitirip sonra bayana geçin , ister tam tersi bayanın günlüklerini bitirip erkeğe geçin , istersenizde gün gün ikisininkinide okuyarak gidin ki ben böyle yaptım.Çok beğendiğim ve herkese tavsiye edebileceğim bir roman . Bir Ayfer Tunç Klasiği diyebilirim.

Yunus Bektaşoğlu 
27 Şub 2016 · Kitabı okudu · 49 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabı çok beğendim. Ayfer Tunç zaten yazdığı tüm eserlerle beni yakalamayı başardı. Yazım dili diğer eserlerinde olduğu gibi çok etkileyiciydi. Kitaptaki Suzan karakterine hayran kaldım. Şiddetle tavsiye ederim.

fulden ufacık 
05 Oca 20:24 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Dikkat spoiler içerir!
Ayfer Tunç'la tanışma kitabımla karşınızdayım. İçinizi yakacak iki yaşam... Bu iki yaşamın geçip giden günlerden birinde karşılaşması ve hayatın gerçekleriyle çarpışarak sonlanması..

"Yazarlığımdaki ilerlemeye mi işaret ediyor emin değilim, ama “Suzan Defter” romanlarım dâhil tüm yazdıklarımın içinde en sevdiğim metinlerden biridir." Ayfer Tunç

12 Eylül döneminde yaşanmaya çalışan bir aşk ve hayata tutunamadığını anlayan bir adam..

"Benim hayata dair temel inancım, her insanın hayatının tıpkı parmak izi gibi tek-biricik oluşudur. Dolayısıyla her yakınlıkta bir uzaklık bulunması varlığımızın doğasında var. Ama bunu bir kenara koyalım ve insanlar arası ilişkiler açısından bakalım. İki insanın aşk, arkadaşlık, iş veya dostluk, hangi nedenle olursa olsun, birbirine yakınlaştığı özel anlar belli bir zaman ve zeminde gerçekleşir. Ama bu zaman ve zeminde paylaşılan duygular ya da akıl alışverişi iki ayrı zihinde birbirinin tıpkısı mıdır? Değildir, olamaz da, çünkü her insan kendinin tek örneğidir. Aynı olsaydı hayat çok kolay olurdu zaten. Ama edebiyat da olmazdı tabii bu kadar kolayca tahmin edilebilir ve kendi kendine akabilen bir hayatta. Yeni tanıştığımız veya öteden beri tanıdığımız insanlarla her buluşmamızda birbirimize yakınlaşır veya uzaklaşırız. Bulunduğumuz mekânda, birlikte olduğumuz an içinde zihnimizden akıp geçenler bu mesafeleri oluşturur. Bunun için “neyin var?” diye sorarız, anlamak isteriz karşımızdakinin ruh halini. Sevgililer bu nedenle birbirlerinin ne düşündüğünü öğrenmek isterler. Kuşku ve güvensizlik bu kestirilemeyen mesafelerden doğar." Ayfer Tunç

İki günlüğün iç içe okumamız hayata karşı tutunmaya çalışmayı en güzel şekilde hüzün duygusuyla anlatılmış. Derya ve Ekmel Bey'in en iyi bildiği duygu hüzün.

Derya küçük yaşta annesini kaybetmiştir. Bu da hayatının her bölümünde onun peşinden gelmiştir. Kumarbaz babası eve arada bir gelmeye başlar,başka birisiyle yaşamaya karar verir. Bu yüzden de Derya ve abisini babaannesine bırakır. Artık Derya'nın hayatı abisi ve babaannesi olmuştur. Birde arada gelen babası..

Derya'nın abisi ile Suzan'ın aşkı Derya'nın hayatının en önemli unsuru olmaya başlar. Artık Derya onların arasında 3. kişi olmaya başlar. 12 Eylül'ün çalkantılı zamanlarında Derya'nın abisi polislerden saklanırken bile sürer bu masum heyecanlı aşk. Fakat hayat acımasızdır ve Derya'nın abisinin Türkmenistan'a çalışmaya gitmesi ve orada başka birisiyle evlenmesi bu masum aşkın sonu olur. O mükemmel aşk artık yoktur. Derya bunun sorumlusunu abisi olduğunu düşünür, yengesini yeğenleri bundan dolayı kabullenemez.

Aslında onun kabullenemediği Suzan'ın onu da terk etmesidir. Suzan gibi olamamaktan belki de hayat onun için zor olmuştur. Biten evliğinde bile.. Bu yüzden Ekmel Bey'in yanında Suzan oluverdi. Masum aşkı yaşayan aslında oydu. Ekmel Beyle tanışması Ekmel Bey'in evini satılığa çıkarması ve bu yüzden de Derya da evi gezmek için gitmesiyle oldu. Aslında Derya'nın evi alacak parası yoktu. Ekmel Bey'in de evi satacak niyeti.

Ekmel Bey hayata tutunamayanlardan. " Ama bence en dikkate değer kişi Ekmel Bey’in “tunçtan dökülmüş melek heykeli annem” diye tanımladığı annesi. Kutsal anne imgesinin arkasında bir taş yürek."

Annesini çok seven babası ama annesinin babasını hiçe sayması Ekmel Bey'in ailesinin özeti gibi. Mutsuz bir aile. Mutsuz 3 çocuk. Yaşamaktan bıkmış büyükbaba. Belki de bu yüzden Ekmel Bey'in evliliği de bitti. Soğuk ve yapay ilişkiler, onun eve kapanmasına sebep oldu. O da evine birisi gelsin diye satılık ilanı verdi.

"Çocukluk dendiği zaman ilk akla gelen (ya da benim aklıma gelen) ailedir. Çocukluğun mutlu ya da mutsuz oluşunu aile belirler. Mutlu ya da mutsuz bir çocukluk yetişkinliği belirler. Dolayısıyla geleceğimizi geçmişimizde aramalıyız. Kendileriyle ve geride bıraktıkları zamanlarla yüzleşmekten çekinmeyen cesur ve akıllı kişiler bu hesaplaşmadan genellikle galibiyetle çıkarlar ve yetişkinliklerinde travma yaşasalar da yıkılmayarak hayata devam ederler, ama pek çok kişi bunu başaramaz ve hayatları çocukluk travmalarını atlatmaya çalışarak geçer." Ayfer TUNÇ

Derya ve Ekmel Bey böylece tanışmış oldular. Birbirleriyle ilişkileri bitince, artık anlatacak bir şey kalmadığında, geçmişleriyle yüzleşince artık konuşacak bir şey kalmadığında Derya, Ekmel Bey'in evine artık gelmeyeceğini ona söyler. Artık Derya, hayatına devam etmeye karar verir. O Suzan gibi olamayacağını kabul etmiştir.

İlay Yüksel 
06 Haz 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Anlatmak isteyen bir kadın, dinlemek isteyen bir adam, onları bir araya getiren yıllar öncesine ait buğulu bir aşık; Suzan. Gerek anlatımıyla, gerek farklı basımıyla oldukça güzel, oldukça Ayfer Tunç'a aitti...

2 /

Kitaptan 53 Alıntı

ihtiyar 
01 Oca 22:40 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Ayrılmak, gidenin, kalanın kucağında bir kucak kor bırakmasıdır, yanar durursunuz kül olana kadar...

Suzan Defter, Ayfer Tunç (Sayfa 72)Suzan Defter, Ayfer Tunç (Sayfa 72)
ihtiyar 
02 Oca 18:13 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Ne zaman öleceksin baba, annem çok merak ediyor, ben de merak ediyorum aslında, ama annem daha çok merak ediyor, haklı, çünkü sen onu sevmedin, gerçi o da seni sevmedi, ama ne yapacaksın hayat böyle.

Suzan Defter, Ayfer Tunç (104)Suzan Defter, Ayfer Tunç (104)
ihtiyar 
01 Oca 22:11 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Çocukluğumun pazar günlerinin hiçbiri diğerine benzemezdi. Evliliğimin her pazarı diğerinin aynıydı. Her pazar günü karımla birbirinden uzaklaşarak kuruyan iki su damlası olduk.

Suzan Defter, Ayfer Tunç (Sayfa 44)Suzan Defter, Ayfer Tunç (Sayfa 44)
şüheda 
22 Oca 22:20 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Bu amaçsızlık, boşluk, başıboşluk, içi boşalmışlık ve bozgun üstüne düşünmek istemiyorum. Bana iyi gelmiyor.

Suzan Defter, Ayfer Tunç (Sayfa 35)Suzan Defter, Ayfer Tunç (Sayfa 35)

Sevdiğim: Dün ve daima. Sevgilim: Sadece bugün.
Sevdiğim: Eşsiz, tek. Sevgilim: Sığ, çok.
Sevdiğim: Sevdim sahiden. Sevgilim: Emin değilim.

Suzan Defter, Ayfer TunçSuzan Defter, Ayfer Tunç
şüheda 
23 Oca 18:21 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ama alışkanlıklar mantığı daima yener, bir de korkular.

Suzan Defter, Ayfer Tunç (Sayfa 80)Suzan Defter, Ayfer Tunç (Sayfa 80)
şüheda 
22 Oca 22:22 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Ama derinimdeki doğruyu söylemek gerekirse, hayatım acı bile vermeyen upuzun bir sıkıntıdan ibaret.

Suzan Defter, Ayfer Tunç (Sayfa 36)Suzan Defter, Ayfer Tunç (Sayfa 36)
seher 
09 Şub 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Oysa sabah vakti kolay geçer, müzik dinleyip kitap okurum, öğleden sonra hiçlik başlar, akşama doğru pekişir, güneş attığında kitaplar, müzik ve yeryüzü düşmandır artık bana. Gecenin olgunluğu yeniden insan kılığına sokar, çoğu insan gibi gece yarısından sonra uyurum. Ya da sızarım.”

Suzan Defter, Ayfer TunçSuzan Defter, Ayfer Tunç
şüheda 
23 Oca 18:24 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"İnsan ölmek istiyor," dedi neden sonra.
"Kasvetten mi?"
"Kederden."

Suzan Defter, Ayfer Tunç (Sayfa 110)Suzan Defter, Ayfer Tunç (Sayfa 110)
seher 
09 Şub 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Her aşkın başında ve sonunda defter tutuyormuş. Dağ gibi yığıldıkça defterler, geçmiş geri gelmiyor.

Sızı duruyor durduğu yerde.

Suzan Defter, Ayfer TunçSuzan Defter, Ayfer Tunç