Gönderi

Bir babanın acısı
10/10
·159 syf.··
2023 9. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mart 2023 00:33
•Kısaca olaylar ve düşüncelerim Kitabı çok beğendim. Beni çok etkiledi. Ben bu kadar da etkileyeceğini hiç tahmin etmemiştim. Yani başlangıçta babanın alkolik, ailesine şiddet uygulayan, onların ihtiyaçlarını umursamayan biri olduğunu düşününce ister istemez böyle bir sonu tahmin edemedim. Her ne olursa olsun ailesine şiddet uygulayanın, eve her gece sarhoş gelenin iyi bir insan olacağını düşünmüyorum. Tabii bunlar küçük bir kıza empoze edilenlermiş aslında. İşlerin göründüğü gibi olmadığını daha sonra anladık. Hikaye çok karmaşık, dallı budaklı değil. Tek bir olaylar zinciri üzerinen gidiyoruz. Basit denilebilecek bir hikaye ama oldukça etkileyici. Bir kere karakter gelişimi çok iyi. Zehra'nın neden acımasız olduğunu anlıyoruz. Başlangıçtaki o sert Zehra kitabın sonunda yumuşuyor ve acımayı öğreniyor. Ve Zehra'nın bu gelişimi sadece babasının günlüklerini okumasıyla oluyor. Baba Mürşit Efendi'nin de nasıl değiştiğini yıllar içinde görebiliyoruz. Onun yaşadığı haksızlıklar, zorluklar, aldatmalar gibi bin bir türlü sıkıntıyla biz de değişiyoruz. O idealist yardımsever kişilik yerine zamanla nasıl da bıkmışlık, umursamamazlığa bırakıyor. Mürşit Efendi'nin yaşadıklarını bizzat yaşıyormuş gibi hissediyoruz. Mürşit Efendi kaynanasını annesi gibi görüp de onu nasıl da sevmesine rağmen aldatılması bizi de parçalıyor. Onu her seferinde kandırması bize dokunuyor. Başlangıçta anneye biz de ısınırken onun zamanla bir şeyler karıştırdığını anlamamıza rağmen Mürşit hiçbir şey fark etmiyor veya fark etmek istemiyor. İçinde olduğu durumu biri dile getirince biz de yıkılıyoruz. Maddi olarak zorlanmasına rağmen ailesini yine de İstanbul'a getiriyor. Ama onu orada yine rahat bırakmıyor karısı ve kaynanası. Yine eziliyor, yine eziliyor. Çocukları oluyor, onları çok seviyor ama çocukların annesi ve anaannesi babalarına düşman ediyor onları. Bu büyük bir acı. Çocuklar babalarından korkuyor, ondan nefret ediyor. Büyük kız annesi yüzünden ölürken ölümü babaya yıkılıyor, onu katil yapıyorlar. Baba küçük kız da aynı sonu paylaşmasın diye onu yatılı okula veriyor ama kız bunu annesinden onu koparmak için yapıldığını sanıyor. Kız okulu bitirip öğretmen oluyor ama yaşadıkları yüzünden acıma duygusunu kaybetmiş. Babasının hasta olduğunu öğrenip geç de olsa babasının yanına gidiyor ama işte geç oluyor. Babasını hayatını kaybetti. Ölmeden önce o çok sevdiği kızına sarılamadan canını verdi. Buna kalp dayanmıyor. Zehra da dayanamıyor babasının ayaklarına kapanıp ağlamaya başlıyor. Zehra artık acımayı öğrendi. Kitabın son iki sayfasını ağlamaktan zor okudum. Babanın her şeyi kızı için yapmasına rağmen kızı onu yok sayması, karşılaştıklarında kızın bakış açısından gördüklerini bir de babadan görünce, işlerin arka planlarının Zehra'nın sandığı gibi olmadığını gördükçe içim parçalandı. Bu babanın acısına çok üzüldüm. Belki de hiçbir kitabın sonu beni böylesine üzmemişti. Bir babanın acısı insanı çok etikiliyor. Ben bu acıyı başkasında duyamadım. Bundan birkaç hafta önce Genç Werther okudum. O duygu bana neredeyse hiç geçmedi. Shakespeare'in kitaplarını okudum. Bu kitaptaki duygu yoğunluğunu yaşayamadım. Herkes bu şekilde hissetmez tabii ki ama ben en çok bu kitaptan etkilendim. Belki bizim kültürümüze daha yakın olması da etkiliyor olabilir. Nedenler çok da önemli değil. Bu kitap benim gözümde 10 puanı hak ediyor. Herkese tavsiye ederim.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.