·117 syf.····Okunma: 23 Nisan 2019 00:00 çevirmen "hayyamseverlere verilecek olan en güzel hediye bu yapıt" diye bitirmiş önsözü. kitabı okudukça bunun manasını da anlıyorsunuz. hayyam hakkında o kadar çok rubai ve hikaye dolaşıyor ki ortalıkta, bunları bir yerde toplasak çuvallar dolusu sahife eder herhalde. bu yüzden hayyam'ı daha iyi tanıyabilmenin rehberi olabilecek bir kitap bu. sadık hidayet eğlence olarak bu rubailere şöyle bir göz atsak hepsinin birbirinden zıt düşüncelere sahip olduğunu ve bir insan yüz yıl yaşasa ve günde iki kez dinini, inancını ve meşrebini değiştirse yine de bu düşüncelerin ürününü yazmaya gücü yetmez diyor. bu birbirine zıt rubailer benim için de soru işareti olmuştu. bunun sebebinin de hayyam'a dayandırılan rubai mecmuaların en eskisinin hicri 856 miladi 1461 yılında yani hayyam'dan yaklaşık 3 asır sonra şiraz'da yazılmış olan mecmuadan ötürü olduğunu anlarız. ancak hicri 562 yılında hayyam'ın hayatıyla ilgili net bilgiler elde edebileceğimiz kitap olarak görülen ebu'l hasen-i beyhaki'ye ait olan tarih-i beyhaki kitabında yazar hayyam'ın derslerine iştirak ettiğini iddia etmekte, ailesinin nişaburlu olduğunu ve hayyam'ın bilim ve felsefede ibn-i sina’yı izlediğini aktarmaktadır.
sadetle aramdaki mesafeyi azaltmam gerekirse filozof ve şair hayyam'ı bir bilim insanı olarak gördüğümüz hayyam'dan ayırmak ve aradaki düşünce farkını anlamak için en eski rubailerin fikriyatından ve hayyam'ın düşünce yapısından hareket ederek oluşturulmuş olan bu kitap güzel bir terane ayıklayıcı olarak görevini yapmakta...