Kitabımız; "Senin adınla ey yüceler yücesi sevgi evimizde sende sana secde ederiz..." diye kısa bir şiir ile başlıyor. Sayfayı çevirdiğinizde ise "ne çok acı var" deyip bize bir şeyler katmaya devam ediyor. Kitabımız -bana göre- hatıra türünün en güzel örneklerinden. Kitabı okudukça çevremdeki her şeyi bir gezgin edasıyla gözlemledim çünkü anladım ki fark etmek için öncelikle bakmak gerekiyor... En sevdiğim yazarlardan biri olan Cahit ZARİFOĞLU "Yaşamak" adlı bu kitabında 1970'li yıllardan başlayıp anılarını bize en güzel biçimde aktarmış... Ben de o anıların içinde kalemimi elime alıp altını çizdiğim cümlelerin sayısını arttırmaya devam ediyorum... Yazarımız "Anladım ki kalbimi kendi gövdemde taşımıyorum..." Demiş bir cümlesinde ben de yanına not olarak kendi içimden geçenleri şöyle belirtmişim; "Kalbim senin gövdende sana bürünmüş vaziyette kalbim; bende emanet biçiminde..." Kitabımızı okurken düşüncelerimi her zaman bir yere not almak istiyorum çünkü "söz uçar yazı kalır" atasözüne en çok inananlardanım. Geriye dönüp baktığımda bu sayfada veya bu cümleyi okurken ne düşünmüşüm diye gelip bakmak isterim... Kitaba devam ettikçe yazarımızın altın değerindeki öğütlerini okurken bulacaksınız kendinizi. Yazarın "Dönün!" Dediği üç şey var:
1) İçinize dönün.
2) Hareketlerinize dönün.
3) Evinize dönün.
Bu öğütlerin içinde ne var diye merak ediyorsanız fotoğraflara bakmanız yeterli olacaktır :) elinde kitap olanlar içinde sayfa 143 Ankara 1978. diye başlıyor...
Yazarımızın biliyorsunuz ki kapalı bir anlatımı vardır -her ne kadar bu kitabı daha anlaşılır olsa da- Yani ZARİFOĞLU'nu anlamak biraz zordur. Bu yüzden bende bunu aşmak istedim ve neler hissettiğini, neler düşündüğünü anlamaya çalıştım. Ama tabi ki bu pek de mümkün olmadı... Çünkü Zarifoğlu bana göre hissettiklerini daha çok içinde yaşayan bir şairdir. Bu yüzdendir ki kalbi onun için çok önemlidir. Resmen kalbiyle dost olmuş ve onu kendisine bir arkadaş olarak bellemiştir. Kalbini tanımaya çalışan Zarifoğlu ' Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız' diyerek bizim de kalbimizi tanımamızı hatta kalbimizle halleşmemizi söylemiştir. Zarifoğlu'nun dünyasını anlamaya çalışmak isteyen herkes bu kitabı kendisiyle bütünleşerek okumalı. Zaman ayırarak en güzel şekilde okumalı. Çünkü kendimizi bir nebzede olsa bulacağımız bir kitap ve ölümü çokca hatırlayacağımız bir kitap olacaktır. Zarifoğlu'nun da dediği gibi: " Şu koca dünyadan gördüğümüz bir avuç toprak..."
Yazarımızın ruhu içinde bir Fatiha okumayı unutmayın...
Keyifli okumalar...