7/10
·552 syf.··
Beğendi
·
2023 76. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2023 00:28
lise yıllarında okuduğum, örtünmeme büyük katkısı olan, Eyüp belediyesinin kitap okuma yarışması vesilesi ile tekrar okuma fırsatı bulduğum bir eserdi. öncelikle şunu belirtmeliyim ki, kitap yazıldığı döneme ışık tutan bir kitap. 28 şubat yıllarında çocuk olmama rağmen yaşanan olaylara şahit oldum ve net hatırlıyorum. O dönemde dinine bağlı insanların üzerinde çok şiddetli ve şiddeti 10 yıl süren bir baskı vardı. Gerçekten de kapalılar yobaz gibi görülüyordu. Örtünmeyenler de sanki dinsiz(!) miş gibi görülüyordu. Namaz kılanlar çok temiz, kılmayanlar cehennemlik olarak görülüyordu. Ablam başörtüsü yüzünden okula gidememişti mesela. Okulda peruklu öğretmenler görürdüm. Lisede yeni kapandığım zaman okulun lavabosunda başımı açmaya giderken okul müdüründen hakaret işittim. Üniversite yıllarımın yarısına kadar başımı açarak girdim okuluma. Kayıt sırasında bile başımı açtırmışlardı. O yüzden lisedeyken okuduğumda çok sevmiştim. Ancak şu an okuduğumda kitabın dili çok sert geldi. Açıklar dinsiz kapalılar cennetlik, namaz kılanlar hep dürüst havası vardı. Mini etek vurgusu birçok yerde yapıldı, yazarın mini etekle ne gibi bir derdi var diye geçirdim içimden okurken. Bu zamanın liselilerine hitap eden bir kitap değil o yüzden. Ben etkilenmiştim, özellikle Feyza dadısına neden örtünmeliyiz dediğinde dadısının verdiği altın örneği çok etkilemişti beni. Ama şu anki neslin, daha kitabın başında üniversite ortamında açık mini etekli kızlara hoppa zıppa züppe etiketlerine maruz bırakan bu kitabı okumak isteyeceğini düşünmüyorum, ayrıştıran ötekileştiren bir dil var. bu dilin kullanım sebebini ise üstteki paragrafta özetledim, o yüzden abes değil. Son olarak bir dipnot eklemek istiyorum: o dönemin mağdurlarının şu dönemin zalimlerine dönüştüğünü gördükçe üzülüyor hayret ediyorum. Evet başörtüsü sorunu çözüldü belki, ama hırsızlık arsızlık, yolsuzluk, yalan söyleme, madde kullanımı had safhada. Rabbim sonumuzu hayreylesin.
Huzur SokağıŞule Yüksel Şenler · Timaş Yayınları · 202518,3bin okunma
·
634 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Biraz tarih araştırın bence. Bu kitap 28 şubattan çkk çok önce gazılmış, Cumhuriyetten nefret eden bir zihniyetin kitabı. 28 şubaf süreci 98 yılında vukuu buldu. Bununda birçok sebepleri var aslînda. Önce araştırmalısın. Neden demelisin? O döneme kadar üniversitelerde yasak falan yoktu. Bizim skn yılımızdı ve arkadaşlarım perukla girmişlerdi. Demem o ki dünkü tarihten bahsedip günümüze getirip sihasete bağlama. Bu kitap tam anlamıyla nefret diliyle yazılmıştır. Hepimiz bu okullarda okuduk. İmam hatiplerde başörtü yasaği yoktu ayrıca karma da değildi. Bunların tamamı 28 şubat sürecinden sonra geldi. Eskiyi çok kurcalayan işte bu zihniyetler bu duruma gelmeye sebel oldu. Kitap kadınların okumasına karşı, çalışmasına karşı... üniversite ortamlarını aşağılayan, bu ülkede yalnızca tek müslüman onlar ve müslümanlığı analı kızlı yayanda onlar....
Cok güzel yazmissiniz..o dönem baş örtüsü cok ciddi bir sıkıntı idi..onu anlatmak üzere yazılan bir kitap,mantik hatalarını, kurguyu vs geciyorum ama bir Müslümana yakismayacak bir nefret dili ile yazılmış ..