Logoterapinin kurucusu ve varoluşçu terapinin de önemli ismi olan Viktor Frankl kitabın birinci bölümünde ikinci dünya savaşı sırasındaki toplama kampı deneyimlerini ve hayatta kalma mücadelesini anlatmaktadır. Hayatta kalma mücadelesinde ise sevgi önemli bir yer tutar. Bu süreçte sevdiklerini düşünür ve onlarla ilgili düşüncelere girer. İkinci bölümde ise genel ilkeleri ile bize logoterapiyi anlatmaktadır. Frankl’a göre acılar yaşamın bir parçasıdır ve bu acılar ne kadar anlam içeriyorsa hayatta o kadar gerçek bir anlam içeriyordur. Ve yine yazara göre acıdan korkmamalıyız. Ağlamaktan utanmamalıyız. Acı çeken ve gözyaşı döken insanların aslında ne kadar cesaretli olduğunu dile getirmektedir. Acılarımızı kabul ettiğimiz zaman aslında ruhsal çöküntülerimizi de en aza indirmiş oluruz. Üçüncü bölümde ise 1983 yılında Regensburg Üniversitesi’nde “Trajik iyimserlik” üzerine yaptığı sunumdan bahsetmektedir. Kitapta tek eleştirebileceğim nokta ise yazarın ara ara tekrara girmesidir. Ama uzun zamandır okumak istediğim, sorgulamaya ve düşünmeye iten bir kitaptı.