·287 syf.····Okunma: 13 Ocak 2022 00:00 Esas oğlumuz kız arkadaşının öldürülmesinin ardından kendini ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde bulur. Selim kimseyle konuşmadığı, iç sesiyle konuştuğu ve sanrılar gördüğü aylardan sonra en yakın dostu Tuna'nın hastaneye gelerek onu hastaneden çıkarması ve biraz kendini toparlaması için bir dağ evine göndermesiyle herkesden uzak bir yaşam kurar kendine. Günler geçtikçe bu ortama çokça alışır ve bağlanır. İhtiyaçlarını almak için gittiği kasabadan dönerken artık yalnızlığına ortak bir köpeği ve eşyalarını dağ evine götürmek için ona destek olan Taksici Erdal vardır heybesinde. Bu tesadüfler güzel dostluklarınında başlangıcı olur. Yalnız Erdal'da gözle görülür bir tedirginliktir vardır.
Selim kendini toparlayabilecek mi?
Erdal sırrını söyleyebilecek mi?
Selimim sanrıları hayal mi yoksa gerçek mi?
Soruların cevabı için hele de muazzam bir doğa sevdasına ortak olmak için kesinlikle tavsiyemdir.
Yazarımızın kitabı sondan başa doğru yazmış olması başta zorladı beni yalan söyleyemem. Ama o kadar güzel bir ortamdan bahsediyordu ki bu benim için önemsiz bir detay olarak kaldı. O dağ evinde kalan, orman içinde yürüyüşler yapan, dere kenarında dinlenen bendim sanki. Ve o satırları okurken ihtiyacımın tamamen böyle bir ortam olduğuna kanaat getirdim. Bu kitapta sadece doğa aşıklarını doyuracak bir anlatım yok. Sevda var, sırlar var, kabulleniş var, intikam var.. Daha neler var neler...