·456 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Mart 2023 23:23 Uzun zamandır kalemini merak ettiğim bir yazar Nermin Yıldırım. Hatta nedendir bilmiyorum ama üslubunu okumadan seveceğimi düşünüp iki kitabını birden almıştım. “Ev” ile de başladım. Başta acaba yanlış mı yaptım demiştim ki, sonrasında anladım ki, hayır kesinlikle yanlış yapmamışım. Kitap öyle bir sardı ki elimden bırakamadım ve hızla bitirdim Seher’in hikayesini.
Seherin iç yolculuğu var kitapta. Aslında başka bir amaç için çıktığı Portekiz’den İspanya’ya haç olarak nitelendirilen yolu yürüme ve en sonunda da Finisterra’ya ulaşma isteği, Seher’in kendisini tanımasını ve sorgulamasını sağlayacaktır. Bir yandan yolculuk esnasında aynı hac yolunda tanıştığı ve duyduğu hikayeler, bir yandan çocukluğunda anne babasının ona sahip çıkmaması yüzünden, ordan oraya sürüklendiği evler, bir yandan da psikoloğuyla yaptığı sohbetlerdeki çıkarımlar…. Hepsini bir güzel harmanlamış Nermin Hanım.
Kesinlikle kitabı çok beğendim. Ve kitap kurtlarına da tavsiye ederim.
#Alıntı
* Sığındığımız yer miydi yuva? Gittiğimiz mi, terk ettiğimiz mi, döndüğümüz mü yoksa?
* “Bir kere karşılaşan hep karşılaşır! Eğer isterlerse. İkisi de!”
* Beni olan biteni yok sayarak atlatmaya çabalamaktan vazgeçirip, hepsini kabullenen ve kabullendiklerine üzülebilen sıhhatli biri haline getirmeye uğraşıyordu.
* “Eh” diye güldüm, “evde erkek olmayınca kadınların ömrü uzuyor demek.”
* Hangi anne çocuğunu bırakmak ister ki, kim bilir ne güç bir hayatı vardı.
* Gerçekten sevmek, birini her neyse tam da öyle kabullenmek, başka türlüsünü hayal bile etmemek değil mi?
* Birinin tutup kaldıracağını bildiğinde, düşmek o kadar da korkunç değil.
* Ağlayan birinin belki de sadece ağlamaya ihtiyacı vardır. Teselliye ya da laf kalabalığına değil.
* Herkesin kendinden başka her şeyle ilgili fikri vardı.
* Dünya, ah dünya, bu ne zor, bu ne güzel, bu ne muhteşem bir rüya.