Puan vermedi·304 syf.····Okunma: 30 Haziran 2017 01:20 Ahh Mihriye diye diye okudum bu güzel romani. Öyle gerçekçi oyle icimizden biriydi ki Mihriye ve çocukları, onlarin yasadiklarini, hissettikleri duygulari yüreğimde hissettim okurken. Kocasi Tahsin'e çok kızdım boyle bir kadini harcadığı ve ailesini yok ettiği için. Sonra ona da acıdım. O da bir nevi kader kurbaniydi. Annesinin, kardesinin ve çevresinin... Hala Anadolu'nun bir çok yöresinde erkek çocuk saplantısına batmis bir ailenin dramiydi.
Kisaca konusuna gelirsek; Tahsin ile Mihriye birbirlerine ilk görüşte aşık olurlar ve kisa surede evlenirler. Tahsin'in annesi, ailesine hic yakıştıramaz Mihriye'yi ve bir türlü sevemez. Aksilik bu ya Mihriye'nin on yil çocuğu olmaz. Kaynanasi surekli oğlunu kışkırtır boşa bu kadini diye. Ama tahsin sabirla sevdiği karisina sahip çıkar. Hic gıkını cikarmadan on yil bekler Mihriye ile birlikte. Ve nihayet on yilin sonunda bir cocuklari olur. Çocuğun cinsiyeti kız olunca aile yine huysuzlanir. Erkek adamin erkek oğlu olur diye Tahsin'in üzerine giderler. Tahsin'in erkek kardesi Kenan da icin için kiskanmakta ve çocukluktan kalma bir olay yüzünden de kin duymaktadir abisine. Bu yuzden annesinin dolduruslarina o da eslik eder. Bir on yil sonra Mihriye'nin yine bir kızı daha olur. Artik Tahsin ailesinin tamamen etki alanina girmis durumdadir ve içkiye de baslamistir. Kizlarina ve eşine karsi cok kötü davranmaya başlar. Bu arada kardesi de onlar uzerine buyuk bir kumpas kurar ve hüzünlü sona adim adim yaklaşılır. Her bir sayfasini merakla cevirdigim güzel bir kitapti. Yazim dili cok akici ve kullanilan kelimeler yerli yerindeydi. Cok begendim ama keske dedim keske bunlar hiç yasanmasaydi... Asuman Sarıtaç canim kalemine ve o guzel yüreğine sağlık. Cok beğendim ama yüreğim derin bir ciz etti.