Ahh Mihriye diye diye okudum bu güzel romani. Öyle gerçekçi oyle icimizden biriydi ki Mihriye ve çocukları, onlarin yasadiklarini, hissettikleri duygulari yüreğimde hissettim okurken. Kocasi Tahsin'e çok kızdım boyle bir kadini harcadığı ve ailesini yok ettiği için. Sonra ona da acıdım. O da bir nevi kader kurbaniydi. Annesinin, kardesinin ve çevresinin... Hala Anadolu'nun bir çok yöresinde erkek çocuk saplantısına batmis bir ailenin dramiydi.
Kisaca konusuna gelirsek; Tahsin ile Mihriye birbirlerine ilk görüşte aşık olurlar ve kisa surede evlenirler. Tahsin'in annesi, ailesine hic yakıştıramaz Mihriye'yi ve bir türlü sevemez. Aksilik bu ya Mihriye'nin on yil çocuğu olmaz. Kaynanasi surekli oğlunu kışkırtır boşa bu kadini diye. Ama tahsin sabirla sevdiği karisina sahip çıkar. Hic gıkını cikarmadan on yil bekler Mihriye ile birlikte. Ve nihayet on yilin sonunda bir cocuklari olur. Çocuğun cinsiyeti kız olunca aile yine huysuzlanir. Erkek adamin erkek oğlu olur diye Tahsin'in üzerine giderler. Tahsin'in erkek kardesi Kenan da icin için kiskanmakta ve çocukluktan kalma bir olay yüzünden de kin duymaktadir abisine. Bu yuzden annesinin dolduruslarina o da eslik eder. Bir on yil sonra Mihriye'nin yine bir kızı daha olur. Artik Tahsin ailesinin tamamen etki alanina girmis durumdadir ve içkiye de baslamistir. Kizlarina ve eşine karsi cok kötü davranmaya başlar. Bu arada kardesi de onlar uzerine buyuk bir kumpas kurar ve hüzünlü sona adim adim yaklaşılır. Her bir sayfasini merakla cevirdigim güzel bir kitapti. Yazim dili cok akici ve kullanilan kelimeler yerli yerindeydi. Cok begendim ama keske dedim keske bunlar hiç yasanmasaydi... Asuman Sarıtaç canim kalemine ve o guzel yüreğine sağlık. Cok beğendim ama yüreğim derin bir ciz etti.
MihriyeAsuman Sarıtaç · Librum Kitap · 201725 okunma
Cok severek okuduğum bu kitabın ilk başında yazan ölüm konusunu düşündükçe nasıl o noktaya geldi diye merak içindeydim.
Sonunda olacak olan bastan belli, ama ya arasi?..... Oysa mutlu ve birbirini seven bir aile vardı ortada. Ailesi ne değil de başkalarının sözüne itimat eden koca, tüm ailesini kaybeder. Sevdikleri mezara, kendisi hapise...
Acaba kıskanç görümce mutlu olmuşmudur?....
Ne yazıkki günümüz de yasanan bir çok aile facilarından bir örnek...
Tam Türk aile drama kitabı. Iki kızı olan ve bir erkek çocuk/torun doğuramayan Mihriye, herşeye rağmen bu evliliği sürdürür. Sonunda down sendromlu bir oğlu da olsa, ki bu oğlu olmadığı kızları olduğu için çok defa isyana giden Tahsini mutlu etmesede; kocası Tahsin iftira olup olmadığını araştırmadan yargısız infaz ederek, hem kızının, hem yeni doğmuş oğlunun hemde Mihriye'nin son nefes sebebi oluyor. Kitabın ilk bölümü aslında sonu oluyor. Kitabı bitirince tekrar ilk bölümü okuyup, bitirme ihtiyacı duydum. Ne yazıkki günümüzde halen böyle yobaz koca, görümce, katın ve kayınvalideler var. Bırakın işte artık yakalarını evlenmiş ve çocukları da olmuş.....
MihriyeAsuman Sarıtaç · Librum Kitap · 201725 okunma
Ahh Mihriye ahhh ...Aslında haberlerde, gündüz kuşaklarında gördüğümüz olaylardan bir tanesini bu kitap anlatıyor. Kimsesiz Mihriye, istenmeyen gelin, kız çocukları olduğu için kadın sayılmayan evlat acısı yaşayan erkek çocuk doğurduğu gün bir iftira sonucu öldürülen kadınlardan sadece biri..
Bütün kadınlara ithaf edilen bu kitap kadınların toplumdaki durumunu gözler önüne seriyor. Yazar farkındalık yaratmaya çalışmış. Dili sade ve anlaşılır.
birkitapbinyurek.blogspot.com.tr/2017/09/mihriye...
* MİHRİYE * ASUMAN SARITAÇ * LİBRUM YAYINLARI*
Erkek egemen bir yaşantının karanlığına hapsolmuş, çocukları için direnen bir kadının hikâyesi Mihriye. Olay örgüsünü abartmıyor, kurgulamıyor, sadece dile getirmek adına yansıtmıyor, bu toplumun gerçekliğini açık bir şekilde göstermeyi hedefliyor, yumuşatmadan, hafifletmeden… olduğu gibi…
Mihriye, hayatı boyunca erkekler tarafından gördüğü psikolojik ve fiziksel şiddetin sınırlarını çizip küçültmek yerine apaçık okuyucuya her gün şahit olduğumuz bu gerçeği vermeyi hedefliyor.
Mihriye bir kadın hikâyesi…
Mihriye konuşulmayanı, gizlenmek isteneni anlatıyor. Mihriye gün geçtikçe artan kadına şiddete dikkat çekiyor ve toplumu sorguluyor, “sessiz kalma” diyor.
“Bu romanı dünyanın neresinde olursa olsun; dili, dini, ırkı, rengi, mezhebi fark etmeksizin tüm kadınlara ithaf ediyorum.”
-Asuman Sarıtaç-
(Tanıtım Bülteninden)
KİTAP YORUMUM
Kitabın konusu toplumun en büyük yarası olan elalem ne der? sorusuna istinaden kendi yaşam tarzlarını düzenleyen birey olamamış, kendini aşamamış hep başkalarının ağzına bakarak yaşayan erkek egemen toplumun baskısı ile, yine erkek çocuk doğurmanın onlar için önemini işleyen bir roman. Tahmin ettiğiniz gibi gerçekten çok çok üzücü. Gerçek aşk var ama toplum baskısı, aile baskısı bir ailenin kendi kendini yok etmesini sağladı.
Mihriye sevdiği, sevildiği büyük bir aşk ile evlendiği eşine erkek çocuk verememesi nedeniyle şiddete, hakarete maruz kalan bir kadın. Burada yine kendini yine aşamamış birey olamamış kişilerin doğruları bilmesine rağmen kendini ifade edemediğini görüyoruz.
Cinsiyet ayrımcılığı doğumdan itibaren başlıyor ölene kadar sürüyor bazı yörelerde halen. Aslında bazı kişiler milletin
1978 yılında Malatya’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Malatya’da tamamladı.
2004 yılında Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünden, 2008 yılında yine aynı üniversitenin Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümünden mezun oldu.
Hâlen Malatya’da özel bir anaokulunda yöneticilik görevini sürdürmektedir. Evli ve üç çocuk annesi olan Asuman Sarıtaç hem eğitimciliğe hem de eserler kaleme almaya devam ediyor.
Sosyal medya:
İnstagram: instagram.com/asuman_saritac