İnsan davranışlarının altında yatan temel nedenleri bilmek aynı zamanda onları anlayabilmenin de esas yoludur. Öfke, sevinç, ihanet, sadakat, cesaret ve korku öz insani duygulardan her birinin tarihten, doğadan, kişinin öz sağ duyumundan ya da toplumsal etkilerden kaynaklanan nedenleri vardır. Hikâyesini bilmediğiniz insanı anlayamazsınız, anlayamadığınız insanı sevemezsiniz. Romandaki karakterleri anlayabilmek için herkesin hikayesinin özgün ve değerli olduğunu kabul etmek gerekir ki gerçek bir empati geliştirilebilensin. Roman üç kuşağın yaşanmışlıklarını anlatan coşkulu, akıcı ve bol sürprizli hayat hikâyelerinden oluşuyor. Eğlenceli anlatım tarzıyla acının mizahla harmanlanışının yanı sıra filizlenmek üzere olan bir aşk hikâyesine de tanık oluyoruz. Yarım kalmış aşkların, saklı da kalmış yaşamların, gün yüzüne çıkan gerçeklerin hikâyesinin adı bu defa “Efsun”
Selahattin Demirtaş Efsun adlı bu romanında bizim topraklarımızda yaşanan olaylardan yola çıkarak bu olayların temel sebeplerine değinmeye çalışmış. Romanda gerçek aile sevgisi görmeyen bir aşığın bu aşkını da tam olarak yaşayamaması anlatılmaktadır. Romanın kahramanı kendi yapamadıklarını oğlu aracılığıyla hayata koymaya çalışmaktadır. Bütün bunlar romanda farklı duyguların bir arada yaşanmasıyla sona erdirilmektedir.
Demirtaş'ın kendi yorumundan:
Yaşanan tek bir gerçeklik olsa dahi hakikatin kendisi nereden baktığınıza göre değişebilir. Yaşanan bir olayın veya olayı yaşayan kişinin özgün hikâyesini bilmezsek ve o olayı tarihselliğiyle birlikte ele almazsak yanlış kanaatlerde bulunabiliriz. Ben insanları önyargıları konusunda daha dikkatli, daha şüpheci olmaya çağırıyorum. Etrafınıza lütfen bir daha, bir daha bakın istiyorum. Aksi takdirde farkında olmadan zalim de olabiliriz mağdur da.
Romanın genelinde tüm kadınların ne kadar güçlü olduklarını görüyoruz. Her şeyi sağduyularıyla hallediyorlar… Efsun’un en güçlü karakterleri tüm acılarına rağmen kadınlar. Gerçek hayatta da kadınların gücüne, sarıp sarmalama becerilerine, merhametlerine, yüceliklerine ve elbette öfkelerinin yakıcılığına tanıklık etmiş biriyim. Bu nedenle kadın karakterleri, olabildiğince bu yönleriyle yansıtmaya çalıştım. Kadınları yazmak bir erkek yazar için çok kolay değil. Bunu tümüyle başarmak da haddimiz değil. Zaten ben kadın karakterlerin gücünü kadınlara değil erkeklere anlatma derdindeyim.
Bu incelemenin de sonu gelmeyecekmiş gibi:):)Neden böyleyim bilmiyorum niye kitaplar hakkındaki düşüncelerimin sonu gelmiyor onu da bilmiyorum.
Selahattin Demirtaş Efsun’da aile ilişkilerinin hayatımızı nasıl şekillendirdiğini anlatıyor..
Çok karakterli, çok olaylı, yer yer roman içinde roman kurgusuyla sahiden de okurunu alıp götürüyor. Romanı anlatmak çok zor, okuyanlar anlayacaktır..
Sevgi ve özlemle bir an önce aramıza dönmesini diliyorum..