Puan vermedi·104 syf.····Okunma: 25 Mart 2023 11:34 Herkese Merhaba…
1500’lü yılların başında yaşanan gerçek bir olaya dayanmaktadır. Strasbourg’da toplumsal bir histeri yaşanır. Herkes kendinden geçmiş bir şekilde dans etmeye başlar. Yorgunluktan bayılıncaya kadar veya ölene kadar bu sonsuz dans devam eder.
Hikâye; açlıktan yeni doğan bebeğini yememek için nehre atan “Enneline” isimli bir anne ile başlar. Daha sonrasında Enneline’in ıstırabı, aklını yitirmesi ve dans etmesi…
Bu dans, bir salgına dönüşür. Dans salgını…
Halk öyle yoksulluk, öyle sefalet içinde ki sokaktaki hayvanları dahi yemişler. Enneline bebeğini nehre atmasaydı, bebeği zaten bir süre sonra açlıktan ölücekti. Enneline eve döndükten sonra üzüntüden, sefaletten bir tür hastalığa kapılarak dans etmeye başlıyor. Çok geçmeden önce komşu kadının daha sonra diğerlerinin dansa katılmasıyla, halk hiçbir şekilde anlaşılmayan dans etme salgınına yakalanmış oluyor. Strasbourg sokakları dans edenlerle doluyor.
Halkın sefaleti, yönetenlerin duyarsızlığı ve klisenin kazanç peşinde koşması…:(
Şimdiden herkese iyi okumalar diliyorum.
“Sevinçler küçücük ama acılar uçsuz bucaksız.”
“İnsanın aklını kaçırtacak, belki de dans ettirecek bir durum bu!”
“Umudunu kaybeden bir halkın hikâyesi bu!”
“Dans etmek bir çığlığı susturmak mı?”