·57 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Mart 2023 16:50 Çookk doyurucu bir okuma oldu, Franz Kafka'nın çoçukluğuna kadar indim ve amiyane bir tabirle söylemek istediğim tek şey " Kafka, senin babayin şarap çanağına zıçayım" Ben de diyorum bu adam Dava, Şato ve Dönüşüm gibi eserleri nasıl yazdı? Arka planda Kafka'nın hayatını tarumar eden bir baba figürüydü Kafka'nın eline hiçliğin kalemini tutuşturan...
.
Tamam diyo, kabul ediyorum bana bir fiske bile vurmadı. Keşke üç öğün dayak yeseydinde bu psikolojik şiddete maruz kalmasaydın be Kafka'cım. Milena'ya mektuplarında aşkından dans eden kalemin, babaya mektuplarında yılan olup sokmuş kendini, babanı, çocukluğunu, gençliğini...
.
Tek bir mektup 57 sayfa, gönderilmeyen ve asla karşılığı beklenmeyen bir mektup. Oturup konuşmanın imkansız olduğu babasıyla içsel bir hesaplaşma, bir anlamda Kafka ailesinin otobiyografisi olarak karşımıza çıkıyor. Fiziksel ve ruhsal ve maddi olarak çok güçlü, her şeyi kendisi bilen, herkesi küçümseyen, alay eden, hor gören, çocukları ağzıyla kuş tutsa, takdir etmek yerine kuşu küçümseyen, afedersiniz lanet bir adam. Çocukluğunda yaşadığı bu travmaları atlatamayan ürkek, çelimsiz, öz güvensiz, hayattan ve insanlardan kopuk, varoluşunu, ya da olamayaşını yazdıklarında arayan bir adam Franz Kafka...