'Herkes için tek tanrı’, aşmaca inancın biçimler alışında doruğa tırmanan inanç oldu. MÖ 1300’lü yıllarda Firavun Akhenaton başlatmıştır. Firavun öldürülmüş, çoğul tanrısallıklar geri getirilmişti. Eğer Akhenaton tek tanrısı Aton’u güneş ile özdeşleştirmeseydi, nesneden tamamıyla soyutlayıp yalnız kavramı tanrılaştırsaydı, inanç süregidebilirdi. Bunu başka bir kavim yaptı, -İbraniler. Yehova’nın egemen oluş süreci uzundur; altıyüz yılda tamamlandı ve tam ifadesini Eski Ahit’teki İlahilerde buldu: Akhenaton’un İlahilerinin süslenmiş bir kopyasıdır. Mısır’ da baştanrı Amon-Ra ve diğerleri — tanrıcıklar- gitti, Yehova yerleşti. Mezopotamya’da Marduk ve İştar gitti, Yehova yerleşti. Yehova yeryüzüne indi, dilleri karıştırdı, kavimleri dağıttı, Babil kulesini yıktı, iktidar oldu. Bunu en güçlü istilacılardan Babil kralı Nebukadnezar bile yapamamıştı. O, Yahudileri Bahirden sürmüştü -ikinci exodus— ama Yehova’yı sürememişti. Sert mizaçlı Yehova, eril tek tanrı, peygamber İsa’ nın “babam” diye seslenişiyle yumuşadı, Eloi oldu, yumuşak tanrı Eliyah oldu, aile babası oldu: pater familias.. İslâmiyet’in Allah’ı -bu kelimenin kökeni Kaldece’dir- geleneği eril salt kavram olarak sürdürdü.