Sedat Temel

Sedat Temel
Hayatta kimseyi değiştiremezsin ve kimse için değişmemelisin. Ne sen başkası için mecburi istikametsin; ne de başkası senin için. Yorma kendini; bırak hayatına eşlik etmek isteyenler seninle gelsin. Charles Bukowski
Sabitlenmiş gönderi
Her biri ko­puk kopuk. Her biri paramparça. Her biri ken­di yalnızlığında. Her biri kendi karanlığında. Her biri kendi unutuluşunda. Ama gene de yaşıyorlar.
Komünistler belki de hiçbir zaman gerçekten iktida­ra gelmek istemediler. Komünistler olarak hiç kuşkusuz yalnızca bürokratik bir egemenlik biçiminden hoşlandılar; bunun siyaset yapmada hiçbir ilişkisinin olmadığı, daha çok onun karikatürleşmiş haline benzediği söylenebilir.
Siyasetin çarkları böyle dönüyor, yani oyunun kurallarının baştan belli olduğu sonu gelme­yen bir senaryo doğrultusunda oyunculara her seferinde aynı kartlar dağıtılıyor.
Muhalefet!
Hiçbir zaman iktidarı ele geçiremeyecekler, çünkü iktidar olmak gibi bir istekleri yok.
Bu iktidarsızlık, bu iğdiş edilmişliğin bir nedeni yok mu­dur? Bunlara iktidarsızlık muskasını kim yazdı? Yalnız koşan ve meydan okuma duygusuyla bilinçli olarak kay­betmeyi seçerek oyun kuralını yadsıyan uzun mesafe ko­şucusunun tersine yapılan hangi büyü yüzünden seçim­leri hep az farkla kaybediyorlar? Bilmek istediğim şey şu, iktidarı ele geçirebileceklerini bile bile niçin bu konuda başarısız olmayı yeğliyor ve tıpkı çizgi romanlardaki gibi iktidar adlı uçurumu görünce umarsızca frene basıyorlar?